Filmler

Mamma Mia!

Çok sevdiğim Cinemaximum’un alışverişlerimden dolayı bana bedava bir bilet vermesi sayesinde serinin yeni filmi “Mamma Mia! Here We Go Again”i vizyona girer girmez izledim. Bakmayın çok sevdiğim dediğime. Kinaye o. Maximum kart günahını bile zor veriyor, hiçbir avantajı yok, sevincim şaşkınlığım o yüzden biraz da. Neyse biz filme dönelim.

İlk filmi izlemeden ikinci filmi izlemeye gittiğimde, ilk filmi bilmemenin herhangi bir bilgi eksikliği yaratacağını düşünmemiştim. Nitekim de öyle oldu. Bu film ilkinin devamı ama hikayeye aşinaysanız ilk filmi izlememeniz büyük kayıp değil. Eve gelip ilk filmi izlediğimde de fikrim değişmedi. Hatta ikinci filmi ilk filmden daha güzel ve eğlenceli buldum.

İlk film olan Mamma Mia, Sophie’nin babasını bulma isteğini, hatta bu nedenle evlenip potansiyel baba adaylarını düğüne çağırarak onlardan birinin babası olduğunu ilan etme planını izletiyordu. Öyle ki annesinin 20 yıl önce birlikte olduğu bu üç adam, ondan gelen (ama annesinin gönderdiğini sandıkları) bir davetiye ile hemen dünyanın dört bir yanındaki işlerini bırakarak Yunanistan’daki bu güzel adaya ve düğüne koşarak geldiklerine şahit oluyorduk. Biz film boyunca babanın kim olduğunu tahmin ederken, Sophie’nin annesi Donna’nın bile babanın kim olduğunu bilmediğini öğrendik. Stellan Skargard’ın oynadığı Bill’ı en başta elemiştim zaten. Benim oyum gönlümün prince charmingi Colin Firth’ün oynadığı Harry karakterinden yana olsa da, Donna ile olan kaçamağını hayatındaki tek kadın kaçamağı yapmışlardı. Bu durumda geriye Pierce Brosnan’ın oynadığı Sam karakteri kalıyordu. Filmin sonunda Sam ile Donna kavuşmuş olsa da baba adaylarının üçü de 1/3 babalığı kabul edince, Sophie’nin babasının kimliğini bir türlü öğrenemedik ve karakterleri kendi dünyalarında bırakarak filmi bitirdik.

On yıldan sonra ekrana gelen ikinci film olan Mamma Mia Here We Go Again ise, bir yandan serinin kökenini bize anlatırken diğer yandan Sophie’nin günümüz dertleriyle uğraşısını gösteriyordu. Sonunda Donna’nın 20 yıl önce mezun olup çıktığı yolu izleyebiliyorduk. Yolu ilk olarak Harry ile kesişen Donna “ona iyilik yapmak için” onunla yatarak ertesi gün yoluna devam ediyordu. Daha sonra çapkın Bill’in teknesiyle yolculuk yapmak zorunda kalan Donna ondan kurtulup, adada Sam ile karşılaşıyordu. Sam’e aşık olduğunu ve onunla birlikte olduğunu gördüğümüz Donna, Sam’in nişanlı olduğunu öğrenince yıkılıyordu ve onu evden-adadan kovuyordu. Bu sırada adaya geri dönen Bill ile bu kez, “intikam için” birlikte oluyordu, rebound misali. Sonra hamile olduğunu öğreniyordu ve film bildiğimiz hikayeye bağlanıyordu. Burada en çok ilgimi çeken şey Donna’yı kendini açıklayan bir tip olarak göstermeleri. Her bir adamla karşılaştığında “ben öyle bir kız değilim” açıklaması yaptırmaları. Sonra da adamlarla birlikte olması. Nedense film 3 baba adayı olan bir kızın hikayesini anlatırken muhafazakar yapıdan kopamamış. Bunu pek anlamlandıramadım. Donna kimseye bir açıklama yapmak zorunda olmamalıydı.

Sophie’nin hikayesi ise annesinin anısını onurlandırmak için -ah evet, Meryl’i öldürmüşler- kaldıkları çiftlik evini “Hotel Bella Donna”ya çevirmesine ve büyük bir partiyle bunu duyurmak istemesine eğiliyordu. Diğer yandan Sky ile araları çeşitli nedenlerle bozulmuştu. Bu durumu tabii ki toparlıyorlar ve filmin sonunda Sophie’nin hamile olduğunu öğreniyoruz.

Filmde çok az görünseler de filmin bir de Cher ve Andy Garcia sürprizi var. Cher, yıllar boyu Donna’ya sahip çıkmayan ama şimdi Sophie’nin hayatında olmak isteyen bir büyükanneyi oynuyor. Çok az göründüğü için oyunculuğu hakkında yorum yapamayacağım ama soundtrack için çok güzel bir katkı olmuş varlığı.

Soundtracki ve filmdeki müzikal sahnelerin ilk filme göre çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Genç ekip, filmi sırtlamış götürmüş. Amanda Seyfried’ın da sesine haksızlık etmeyelim ama Lily James’e ayrıca bayıldığımı söyleyebilirim.

Tatlı bir kaçamak yapıp içinizdeki özgürlük ve macera aşkını tatlı bir(kaç!) aşk hikayesiyle canlı tutmak istiyorsanız, Mamma Mia size iyi gelecektir!

 

mama_mia

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s