Günlük, İstanbul'da Yaşamak

Beklenen Belge Gelir

Erasmus hikayemi biliyorsunuz. Haziran’ın son haftasında resmi olarak başvurmama ve kabul edilmeme rağmen davet mektubum bir türlü gelememişti. İtalyanlar’ın “Ferragosto” dedikleri bir durum olduğunu ve bu durumda Ağustos ayında pek çalışmadıklarını duyduğumda umudum çok kırılmıştı. Bizim de resmi bayram tatilimiz kapıda olduğu için bu hafta da mektubum gelmezse gidip turistik vize almaya karar vermiştim. En azından bir ton para verip aldığım uçak biletim yanmaz diye düşündüm.

Mektupla ilgili bilgi alabilmek için mail atmadığım kurum, aramadığım birim, gitmediğim yer kalmamıştı. Bir de Twitter’dan mı şansımı denesem derken üniversitenin resmi sitesini buldum. Buradan bir tweet atayım dedim. Benimle aynı dertten muzdarip bir kızcağızla tanıştım. Sosyal medya ne enteresan yer değil mi? Üniversitemin Erasmus ofisine defalarca gidecek diğer öğrencileri sorup, bizi bir araya getirmelerini kendim söyleyip kendim dinlerken, Twitter’da attığım bir mail, kendi üniversitemden bir başka öğrenciyle tanışmama vesile oldu. Napacağız nedeceğiz derken akşam arka arkaya ikimizin de belgeleri geldi. Benim 27 Haziran’da imzalattığım belgeleri onlar 6 Ağustos’ta imzalatmış, 8’inde göndermeyi uygun bulmuş. İnanılmaz değil mi? Ben burada kendimi yiyorum onların imzalı belgeyi atması bile 3 gün sürüyor neredeyse.

İşin daha komiği tanıştığım kız, Zeynep, Perugia’da yaşayan birine ulaşıp okula gitmesini rica etmiş. O halde yine kimseye ulaşamamış. Kimsenin işi bürokrasiye düşmesin arkadaş! Yıldık, hayattan bezdik. Süreçte hem Türk hem yabancı öğrencilerle tanıştım. Çoğu benimle aynı durumdalardı. Facebook’tan, Twitter’dan, Whatsapp gruplarından falan derken bir çok arkadaşım oldu. Türkiye’den çıkmadan Zeynep, Nida, İbrahim gibi kader ortaklarım oldu.

Neyse tam sevinmişken, okulun yurdunun pek de iyi bir lokasyonda olmadığını öğrendim. Zeynep yaptığı araştırmalar sonucu yurdun olduğu bölgenin okula uzak ve biraz da ıssız bir bölge olduğunu görmüş. Ne saçma değil mi? Bir kere deplasmana geliyoruz, en çok da bizi merkeze yakın konumlandırmalısın. Zaten kültürünü, ülkeni bilmeyen insanı bir de ıssız bir yere koymak da nedir? Bizde de mi böyle acaba? Ne yanlış! Tam bunları düşünürken bana bir mail geldi ve 6 ay boyunca bu yurtta kalamayacağımı öğrendim. Sağolsunlar bir kaç aylığına izin veriyorlar, daha doğrusu kendime yeni bir yer bulana kadar kalmama izin veriyorlar. Sonrasında başka bir gere gitmemi rica ediyorlar kibarca. Çünkü maksimum yaş aralığını geçmişim =)) Napalım 22 yaşımızda imkanımız mı vardı, 32’de oldu =D

Neyse bakalım en azından şu gidiş belgesi ve vize için konaklama kısmı hazırlanmış oldu. Şimdi bir bu kadar daha, belki de daha fazla iş var yapmam gereken ama yine de psikolojik sınır buydu benim için.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s