Erasmus, Günlük, İstanbul'da Yaşamak

Erasmus’un Bedeli II

Kendi okulum bile yoruyor beni.

Sevgili arkadaşlar, öncelikle her talimatı çok dikkatli okumanız lazım. Mesela vize başvurusundan önce elinizde kesinlikle karşı okuldan gelen bir “Davet Mektubu” olmak zorunda. Durun en baştan alalım.

Erasmus yapmaya karar verdiniz, başvuru yapıp sınava girdiniz. Sınavı güzel bir puanla geçtiniz ve kendi istediğiniz okul için tercih yaptınız. Buraya kadar hepsi normal prosedür. Sonra kontenjanlar dahilinde istediğiniz okula gitme fırsatı kazandınız. Harika bir haber! Her şey buradan sonra boğucu hale geliyor.

Öncelikle kendi okulunuzdan karşı okula sizin oraya gitmeye hak kazandığınıza dair bir mail atılıyor. Karşılıklı onlar bu mailleşmeleri yaptıktan sonra karşı okul sizinle iletişime geçiyor. Sizden isteyeceği şeyler oluyor. Bunlar genelde transkriptiniz (ingilizce), siz ve ilgili idari personel tarafından imzalanan “Learning Agreement”ın kopyası ve pasaportunuz oluyor. Bazı okullar hala maille falan yapıyor işlemleri ama bazıları otomasyon sistemine geçmiş bile.

Gideceğim okulun otomasyona geçmesi beni sevindirmişti ama beni ve Erasmus sürecimi azıcık takip ettiyseniz, nasıl kanırtıldığıma şahit olmuşsunuzdur.

Kendi okulunuzdaki imzaları halledip karşı okula her şeyi gönderdikten sonra onların onayı ve size davet mektubunu gönderme süreci başlıyor. Tabi bu arada sizin nerede kalacağınız sorusu da önem kazanıyor. Yurtta kalacaksanız ayrı işlem, özel oda ya da ev kiralayacaksanız ayrı işlemleriniz var. Onları da sırasıyla yazacağım buraya. Hem bana hem tarihe not olsun. Belki bir iki kişiye de faydası dokunur yazdıklarımın.

Benim karşıdaki okulum beni asla muhattap almadı, taş olsa çatlar. Her gün mail attım insanlara. Dersler 3 Eylülde başlıyor, bizde vize işlemleri uzun sürüyor, Kurban Bayramı tatili var diye diye kendimi yedirdiler bana her gün. O kadar her yere her şeyi yazmaya başladım ki gidecek başka 4 tane genç arkadaşla tanıştım. Siz de yazın korkmayın, çekinmeyin. Derdinizi neyin, nerenin, kimin çözeceğini düşünüyorsanız yazın. İlla bir dönüş alırsınız üzülmeyin.

Baktım ki bu gençler de aynı durumda, ülkenin durumu malum acaba bizi Türk olduğumuz için mi almıyorlar diye düşünmeye başlamıştık ki İspanyollarla, Almanlarla tanıştık, Whatsapp gruplarına girdik, baktık ki herkes aynı durumda. Olay bizimle değil, İtalyanların kendi tembelliği ile ilgiliymiş meğersem. Tam bir ay 10 gün bekledikten sonra teker teker mektuplarımızı ve bu kez onlar tarafından da imzalanmış “Learning Agreement”larımızı göndermeye başladılar. İşte bu belgeler arkadaşlar, her şeyin anahtarı, çıkış noktası. Onları sevin ve koruyun. Onlara çok dikkat edin. Asla gözünüzün önünden ayırmayın, o kadar önemliler işte.

O belge olmadan kendi okulunuzdan bile belge alamıyorsunuz. Ve okulunuzdan alacağınız o belge olmadan da vizeyi alamıyorsunuz. Hani benim gibi SON DAKİKA ÖĞRENMEYİN DE!

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s