Günlük, Kendime Not

İçini Tam Dökemeyen İç Dökme Postu v2.0.

Hani filmlerin büyük aksiyon anlarında bir karakter bir kapıya doğru koşar. O kapıda hep otomatiktir ve yukarıdan aşağıya doğru kapanır. Koşan karakter kapının açık kalmasına bir türlü yetişemez ve o kapı çat diye yukarıdan aşağıya onun gözünün önünde kapanır. Geri dönüp diğer tarafa gitmek ister ama kısa bir mesafede başka bir kapı daha aynı şekilde önünde kapanır. Karakterimiz sıkışır, gidecek yeri kalmaz, yardım isteyecek kimsesi kalmaz. Bağırsa da cam kapılar yüzünden onu kimse duymaz. Büyük bir kapana sıkışır.

Bunu neden yazdım. Çünkü tam da böyle hissediyorum. Dört yanım kapalıymış da hareket edemiyormuşum gibi. Katatonik halde sadece nefes alıp nefes verebiliyormuşum gibi. Ne yapacağımı hiç bilmiyormuşum gibi. Bir adım öne atsam başka bir dünya, bir adım geriye atsam bambaşka bir dünya var gibi. Ama ne bir adım öne atıp ileri gidebiliyorum. Ne de bir adım arkaya atıp geri gidebiliyorum. Camlar o kadar kalın ki bağırsam yardım istesem de kimse duymuyor. Arada kaldım. Sıkıştım. Nefes alırken bile zorlanıyorum. Burada ne yapacağımı bilmiyorum. Sanki kendim değilmişim gibi hissediyorum. İki otomatik cam kapının arasında sıkışmış kendimi izliyorum dışarıdan. Daha ne kadar sabredebileceğimi düşünüyorum. Cevap bulamıyorum.

Allah’tan burası var da en azından birazcık da olsa içimi döküyorum..

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s