Erasmus Geziler Kendime Not

Gezilerim: 4. Bölüm

Vay be! Erasmus yolculuğuma çıkmamın üzerinden bugün tam bir sene geçti! Ne kadar çok şey değişti, ben ne kadar çok değiştim! Bana ne kadar çok şey kattı bu yolculuklar ve devamının gelmesi için ne kadar sabırsızlanıyorum anlatamam!

1 Eylül şerefine, gezilerimin 4. durağını yazmak istedim bugün. Aslında güzel bir yolculuk nostaljisi yazmak isterdim, yola çıktığım ilk günü yazmak isterdim ama o hislere girmesem daha iyi olur diye düşündüm. Belki bir gün uzun uzun o ilk günümü de yazarım.

Ama şimdi rotamız Avusturya-Viyana!

Bratislava’ya gittiğinizde oradan Viyana’ya geçmek çok kolay. Hem çok ucuza gidebiliyorsunuz hem de çok kısa zamanda. Biz 5’er Euro vererek Flixbus kullandık, yol yaklaşık 1 saat sürdü. O kadar keyifli ve güzeldi ki! Bir saate evimden karşıya geçebiliyorum İstanbul’da. Orada 1 saatte ülke değiştirdim, çok keyifliydi! Her anından çok zevk aldım, yine olsa yine gitmek isterim.

Viyana’ya aşık oldum desem, orada hem kalbimi hem aklımı bıraktım yesem yeridir. O kadar güzel, o kadar düzenli, o kadar temiz bir şehirdi ki gerçekten orada yaşamak isterdim. Turist olarak gittiğinizde, hele de anaparanız Türk Lirası ile çok yıpratıcı olabiliyor bu geziler. Viyana özellikle çok pahalı. Bizim de son dönemlerimize denk geldiği için cebimizde ucu ucuna yetecek kadar aramız vardı. Öyle her şeye gönül rahatlığı ile harcayamıyorduk. Hatta kahve içelim ama tatlı da yiyelim krizlerimizden birinde o meşhur ve pahalı Viyana kafelerinin yerine Mc Donalds’a gidelim demiştik. Bu arada o iğrenç fastfood zincirleri bile yurtdışında daha güzel. Hem görünüm olarak temiz, hem yediğiniz şeyler daha lezzetli. Hoş eninde sonunda o da fastfood ama yine de hayat kurtarabiliyor. Biz de o gün bilmeden bir kampanyaya dahil olmuştuk. Bir kahve ve bir tatlı alana kazan gibi bir kupa hediye ediyorlardı. Tabii ki kaçırmadan aldık biz de. Eve getirdim onu biliyor musunuz? Hala kullanıyorum. O günkü yediğim çilekli tatlı da gerçekten mükemmeldi. Hiç McDonalds tatlısı demezdim bilmesem. Neyse yani yolunuz düşerse ekonomik davranmak adına oraya gidebilirsiniz. Ama fena mı olurdu Viyana’da çalışıp, Euro kazanıp Viyana’da yaşamak! ❤ Ah ulan!

IMG-20190209-WA0039

Bu seyahatlerim ile ilgili sanıyorum içimde kalan en üzücü şey, Opera Binası’na girememek oldu. O gün çok önemli bir gösteri vardı. Bilet bulamadık! Ayakta dinleyebileceğiniz bir opera 3 Euroydu, içeri girmeyi çok istedik ama biletler tükenmişti. Gösteri olmadığında içeriyi gezebiliyorsunuz normalde. Ama gösteri olduğu için içeride hazırlık olduğu gerekçesi ile bizi sokmamışlardı. Tüm seyahatlerim boyunca en çok üzüldüğüm şey bu oldu sanırım. Biz de Mozart’ın heykeli ile yetinelim dedik, ne yapalım!

IMG-20190209-WA0119

Parkları, bahçeleri, sıcak şarap standları ile Viyana bizi kendisine aşık etti. Bir insan daha ne ister ki hayatında? Mis gibi yaşa, canın sıkılınca çık park, bahçe gez, bir de şarabın olsun yeter! Oh mis! Sürekli de bir etkinlikleri var. Christmas zamanına yakın olduğu için her yerde açılan Christmas pazarları da gönlümüzü ayrı çeldi zaten. Perugia’da da vardı böyle pazarlar. Yine bağladık mı Perugia’ya? Ah ne özledim be ❤

IMG-20190209-WA0054

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: