Diziler

Peaky Blinders 5. Sezon İncelemesi

Şu dizinin sezon finalleri (haksızlık etmeyeyim bir de muhteşem soundtrackleri) olmasa, çekilir çile değil ya neyse!

Son dizi takıntım olan Peaky Blinders’ın 5. sezonunu bitirmiş olmanın heyecanını yaşıyorum şu anda! Dizinin sezon finalini gerçekten sinirden dudağımı ısırarak izledim. O kadar güzel kurgulamışlar ki! Özellikle son 10-15 dakikası mükemmeldi. Tansiyonu bir saniye bile düşürmeden devam ettiler. Oyunculara, performanslara zaten lafım yoktu, hikaye de tam olması gerektiği gibi bitti. Bir şeyler daha katabilirler miydi bilmiyorum ama bir şeyler çıkarsalar kesinlikle eksik olurmuş onu biliyorum!

Yarın için sezon finalinin en büyük bombası ile ilgili başka bir yazı yazmayı planlıyorum ama, şimdi 5. sezon finalinin kenarından köşesinden sizi biraz spoilera boğayım diyorum! =)

peaky_fhd.jpg

-Buradan sonrası spoiler içerir-

Benim gözümde her ne kadar 4. sezonu geçebilecek bir sezon finali yapamayacak olsalar da, Peaky Blinders’ın 5. sezon finali oldukça sağlamdı. Bir kere sezon güzeldi. Tommy’nin en büyük düşmanının aslında kendi hırsı olduğunu iyiden iyiye gösterdiler. Hatta bununla ilgili en çok ilgimi çeken repliği, “Tanrı değilim.. Henüz..” demesiydi. Ne yaptın Tommy Reyiz, böyle ölmeyiz füze atsaydın =)

Benim açımdan bu sezonu en ilginç kılan taraf, Tommy’nin politikaya girmiş olmasıydı. Yaptığı konuşmaların çoğunun gerçek hayatı ve kimliğiyle çakışıyor olmasını acı bir gülümsemeyle izledim. Politika işte tam da bu. İşçileri savunur, zenginlere ve Wall Street’ten medet umanlara giydirirsin ama arka planda kendi işçilerine yapacağın 5 şilin zammı yapmaktan bile kaçınırsın, üstelik Wall Street’te batan para da senin parandır! Yine de orada yaptığı konuşmaların sonunda Tommy’nin içinde bir yerlere dokunduğunu düşünüyorum. Bu konuda Ada kadar saf değilim tabii ama Tommy’nin o parlamentoda olma nedeninin %50’si kendi hırsları içinse, %50’sinin de doğru şeyi yapmak olduğunu düşünüyorum. Doğru şey dediğim de tabii faşistleri durdurmak oluyor burada. Ancak Tommy bu sezon bunda da başarılı olsaydı dizinin pek bir inanılırlığı kalmazdı. Faşizm bu! Sokak çetelerine, İtalyan ya da Rus mafyasına benzemez neticede! Thomas Shelby bile olsanız on yıllarca ülkeleri etkisi altına alan ve günümüzde hala devam eden fikirlerden o kadar kolay kurtulamazsınız. Bu nedenle diziyi biraz yavaşlatıp Tommy’i bir duraklama dönemine sokmaları oldukça isabet olmuş. Kendisiyle hesaplaşması gereken çok konusu var onun zaten.

Tommy’nin kendisiyle ilgili korkuları, endişeleri ve bunlardan kaynaklı uykusuzluk sorunları, ilk sezondan bu yana aşina olduğumuz bir durum. Ama şu an kocaman bir imparatorluğu, politik bir kariyeri iki de çocuğu varken bu kaygıların artmış olmasından daha normal bir şey olamaz. Görmüş olduğu kara kedi rüyası da onu derinden rahatsız ederken etrafındaki düşmanı bulmak için fazlasıyla kurulmaya başladı. Az kalsın Charlie’nin yaralanmasına ya da daha kötüsü ölümüne neden olacak olan mayınlı tarla sahnesi bunun göstergelerinden biriydi.

peaky_2_fhd

Bana kalırsa Tommy, yarım akıllı Michael’ın teklifini kabul edip, çocukları ve Lizzie’yi de alıp emekliliğin tadını çıkarmalıydı. Grace de hayatta olsa bunu isterdi. Tommy hem yaşlanıyor, hem bulunduğu on yılda işlerin rengi değişiyor, hem de kendini gerçekleştiren kehaneti başlatıyor yani Tommy özelinde bu her şeyi kaybedeceğim korkusuyla her şeyi kaybetmeye başlayacak demek oluyor. Bunların önüne geçebilmek için her şeyi bırakıp gitmekten güzeli var mı? Ama Thomas Shelby’den bahsediyoruz! Emekli olması ancak ölmesiyle mümkün olabilir..

Tommy’nin kendisini yavaş çalışır duruma alması bile, henüz aile için bir şey değiştirmiyor. Michael’ın gerizekalılığından mıdır yoksa başkalarıyla anlaşma yapmış olmasından mıdır bilmiyorum, kaybettiği 2,5 milyon sterlin DAHİ onlara pek dokunmadı izlediğimiz üzere. Adamlar 10 senede inanılmaz bir servet yaptılar. Ama yine söylüyorum, Thomas’ın aile içi çatışmasını ve yerini aileden birine ayak kaydırma yoluyla kaptırmasını izlemek istemem. Onlar Shelbyler olarak güçlüler. Ne gelirse dışarıdan gelsin, lütfen içeriden gelmesin ve aile bölünmesin!

Thomas’ın politik kariyeri ve sürekli olarak Grace’in hayalini görmeye başlaması, Arthur’un Linda problemleri, Lizzie’nin karakterinden uzak davranması, Polly’nin aşkı bulması-kaybetmesi, Ada’nın çocuğunun babasını YİNE kaybetmesi, Finn’in aile işlerine girmesi (ama zekasını John’dan aldığına tanık olmamız), İngiltere’de yükselen faşizm ve Oswald Mosley trendi, sevimsiz Michael ve paçoz eşi Gina etrafında dönen 5. sezonun bir de minik sürprizi vardı. Döneceğinden emin olduğum Alfie Solomons! Adam yine döndü, inanamıyorum. VE THOMAS YİNE GİDİP ONA GÜVENDİ. Sezon finalinde yediği kazığın altından yine Alfie çıkarsa gerçekten şaşırmayacağım. Emekliliğini yaşayan Alfie’yi bulan ve ondan YİNE yardım isteyen Tommy, bu kez aradığı yardımı buldu gibi, ama yine de önümüzdeki sezondan önce bunun kararını tam olarak veremeyiz. bir bakarız, bu satışın arkasından da Solomons çıkar. Belli mi olur?

Michael’ın Thomas’a rest çekmesinin, suikast planını bilen birinin Billy Boys ya da direkt Oswald Mosley ile birlik olup, planı başına yıkmasının ve daha yeni ve daha yakışıklı imajıyla Aberama Gold’u öldürmesinin üstüne Tommy ve Shelby ailesinin neler yapacağını merakla bekliyorum. Bir sonraki yazıda Thomas’a kimin ihanet etmiş olabileceğini yazmak istiyorum. Her ne kadar Michael Gray’den şüphelensem de yine de herkesten her şeyi bekliyorum bu dizide!

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s