Günlük, İstanbul'da Yaşamak

“Şans Nasıl Açılır? Enter”

Son talihsizliğimi okuyup hayatlarınıza şükretmeye hazır mısınız? O zaman başlıyorum.

MHRS’yi biliyor musunuz? Hiç kullandınız mı? MHRS, Merkezi Hekim Randevu sistemi demek. Yani Türkiye’nin neresinde olursanız olun, bir devlet hastanesine gidecekseniz, randevunuzu buradan almanız gerekiyor demek. Sistem güzel bu arada, sorunsuz çalışıyor. Tabii istediğiniz bir doktor falan varsa takip etmeniz gerekiyor, herkesten her an randevu alamıyorsunuz. Bu kısmı oldukça sıkıcı, randevular açılmamışsa haftalarca bekleyebiliyorsunuz.

Ekim ayının ilk günü muayeneye gittiğimden beri 23 Ekim’e randevu almaya çalışıyorum. Doktor 2 ya da 3 hafta sonra yeniden kontrole gelmemi istemişti. Doğru zaman olarak tam 3 haftanın geçeceği 23 Ekim’i seçmiştim. Randevu bulmaya çalışmak inanılmaz zor oldu. Sistemde ilk önce 15 Ekim’e kadar olan kısmı açtılar, sonra 17 Ekim göründü, en son 21 Ekim geldi… 23 Ekim bir türlü görünmüyordu.

Benim muayene olmak istediğim doktor, Op. Dr. Mehmet Ali Talmaç, hem ameliyatlara giriyor, hem acil servis ile ilgileniyor hem de poliklinik şefi. Dolayısıyla onu yerinde bulabilmek çok zor. İnanılmaz bir tempo. Çoğunlukla poliklinik randevularıyla da uzmanlığını yapan genç doktorlar ilgileniyor. Bunları doktorla ilgili yazmıyorum, sistemle ilgili yazıyorum. Türkiye’de doktor olmak, her babayiğidin harcı değil. Gerçekten yazık bu doktorlara. Bu insanlar kaç cephede birden savaşsın?

Neyse, ben günlerce, günde neredeyse 20 kere falan MHRS’ye girip durum kontrolü yapıyordum. Ekim ayının 21’i de geçti, 22’si de geçti. Sistem bir türlü açılmıyordu. Ne yapacağımı, nereden bilgi alacağımı bilmiyordum. Hastaneyi aradım sabah 8.30’da aramamı istediler. En sonunda çok alakasız bir yerden ulaştığım genç bir uzman doktoru Instagram üzerinden darladım, inanabiliyor musunuz? =)

Hikaye şöyle devam ediyor. Doktorlar bir kongreye gitmişler. Tabii bu kadarcık bir cevap bana yetmedi ve ben araştırmaya başladım. İstanbul dışında (Antalya-Belek’te), 5 gün sürecek bir kongreye gitmişler. Kongre Ekim’in 27’sinde sonlanıyor görünüyor ama Ekim’in 28’i yarım gün, 29’u tam gün tatil. Şansıma bakar mısınız?

30’una da tamam dedim kendi kendime 31’ine de. Bir şekilde randevu alırım, yeter ki şu randevular açılsın diye beklerken yine işim yaver gitmedi. Dün bir mesaj geldi, hemen girdim baktım, randevular 5 Kasım itibariyle açıldı…. 5 KASIM =(

Doktorun 23’ünde gideceğimi düşündüğüm bu kontrolden sonra bana ne diyeceği hakkında bir fikrim yoktu gerçekten, belki de o da bana ekstra bir iki hafta daha alçıda kalmam gerektiğini söyleyecekti. Bilemiyorum. Ama onların kontrolü olmadan zaman geçirmek beni biraz ürkütüyor. Umarım alçının ayağımda fazla kalması herhangi başka bir soruna yol açmaz.

Gerçekten bu kadar şanssızlığı üstüste çekmiş olmaktan yıldım. Bıktım. Usandım. Belalardan uzaklaşmanın, şans açmanın falan bir yolunu biliyorsanız benimle de paylaşabilir misiniz?

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.