Diziler

Baby!

Yalnızca İtalyanca içerik olduğu için, geçen yıl izlemeye başladığım bir diziydi Baby. Soğuk Perugia gecelerini ısıtsın diye izlemeye başlamıştım ama 6 bölüm olduğu için bir anda bitirdim. Senaryosunun akışı ya da kadrosunun oyunculukları o kadar iyi de değil yalnız, sadece İtalyanca içerik diye gideri vardı.

Geçtiğimiz aylarda Baby dizisinin ikinci sezonu geldi. Örgü örerken arkada dönsün diye önce ilk sezonu izledim, dün gece de bir heyecana kapıldım hemen ikinci sezonu bitti. Altı bölümlük dizi vermeyin bana, bir oturuşta izleme huyumdan vazgeçemiyorum! Saat sabaha karşı üç müydü neydi bittiğinde.

Bu sezona başlamadan önce bir yerlerde, bu dizinin gerçek olaylardan esinlenilmiş olduğunu okumuştum. O zaman diziye olan ilgim artmıştı. Bir kaç yıl önce, Roma’da reşit olmamış liseli kızları pazarlayan bir çete yakalanmış. Roma’nın zengin kesiminin bulunduğu bir alanda marka kıyafetler, teknolojik eşyalar karşılığında bu “bebek” kızlar fahişelik yapmaya başlamışlar. İş adamları, politikacılar baya uzun vadeli müşteri olmuşlar. “Baby” ismi de o zamanki gazete manşetlerinden geliyor. Amanda Knox’a “Knoxy Foxy” dedikleri gibi, bu olaya da “Baby Squillo” demişler. 

Dizideki hikaye ise tam olarak birebir aynısı olmasa da yine de bu konuyu işliyor.

baby_2.jpg

-Buradan sonrası spoiler içerir-

Dizinin baş kahramanları aynı liseye giden Chiara ile Ludovica, bir şekilde arkadaş oluyorlar. Chiara zengin ve huzursuz bir ailenin problemli kızı, Ludovica ise çok da zengin sayılmayan yalnız bir kadının duygusal boşluk yaşayan kızı. Tabi Ludovica’nın hikayesi Chiara’ya göre daha derin. Aile fotoğrafında babası yok, kendisini ve annesini küçük gören bu nedenle ilk fırsatta evden giden bir ablası var. Sevdiği ve seviştiği bir “adam” (Brando piçi) var -ki oda mahrem olması gereken görüntüleri sızdırıp insanların hayatını berbat etmeyi seven piç kurusunun teki çıkıyor. Onun da tabi hayatının derinlerine iniliyor ama yine de nefret ediyorum o karakterden, onu bana sevdiremezler. Neyse, Ludo’ya geri dönelim. Annesi de duygusal açıdan zayıf bir kadın, peşine takılan genç ve yakışıklı erkeklere güvenip, onlara olanca parasını yedirdiğini ve Ludo’nun okul taksitlerini ödemeyi geciktirdiğini görüyoruz. Bunun yanında Ludo’nun okulunun zengin okulu olması, etrafındaki gençlerin hayatı, video ile gelen dışlanma vs derken Ludo’nun hikayesinin bu çetenin içinde bitmesi biraz bilindik bir hikaye gibi kalıyor. Yine de burada bitmiyor, çetenin önce yancısı sonra başı olan Fiore ile aralarındaki ilişki de diziye farklı bir yön veriyor. Yalnız böyle anlatınca çok da fena bir dizi değilmiş diye düşünmeye başladım =)

Chiara’nın ise içindeki boşluk izleyiciye tam geçmiyor. Yani bu kız bu yolu seçiyor ama neden seçiyor kısmı çok berrak değil. Ya da özgürleşebileceği anda yine özgürleşmeyi seçmiyor, çözebileceği olayları çözmüyor, devam ediyor. Onu ilk tanıdığımızda babasının annesini aldattığına tanık oluyor. En yakın arkadaşı Cami’nin erkek kardeşi Nicolo ile aralarında bir fakbadilik durumu devam ediyor. Tabii ki herkesten gizliyorlar. Yalnız daha büyük bir sorunları var ki o da Nicolo’nun zaten yıllardır devam eden bir ilişkisi olması. Bu sırada okula yeni gelen Damiano’nun hem Chiara’yı hem Cami’yi etkilemesi ve hali hazırda kötü ilişkileri olan suçlu bir genç olması da işleri zorlaştıyor. Aşk üçgenleri ortalığı dağıtacak derken, Damiano da Fiore için çalışıyor, olaylar çakışıyor.

Geldiğimiz son durumda Chiara ile Ludo’nun fahişelik yaptığını insanlar yavaş yavaş öğrenmeye başladılar. Damiano dahil! Hatta Chiara’nın, Brando’nun elinde bir seks kaseti de var. Hem de bir politikacı ile! Bu sırada Chiara başka liselerde de kendileri ile aynı durumda olan kızlar olduğunu öğrendi. Yeri gelince biri ile işbirliği bile yaptı. Bu kızlar kimi zaman zorunlu kaldılar, kimi zaman en acımasız şekillerde tehdit edildiler, kimi zaman paraya kandılar, kimi zaman kendileri istediler ama her durumda manipüle edildiler. Son durum itibariyle Ludo’nun annesi olanları anladı ancak müdahale etmek için hiçbir şey yapmamayı seçti. Ludo’nun parasını gördü, sapık takipçisini gördü, müşterilerinden gelen mesajları gördü ama ses çıkarmayıp para aklamaya devam etti. Hikaye çok enteresan yerlere gidiyor. Olayların yavaş çözülmesi dışında bir sorunum yok ama, 6 bölümlük bir dizide de bu durum normal sanırım.

Sadece hikayesi, stylingi ve mekanları değil tabii ilgimi çeken. İtiraf etmek gerekirse 2. sezonu hem biraz daha İtalyanca duyabilmek hem de Roma ile hasret gidermek için izlemeye başlamıştım. Ama Baby bunların dışında soundtrack konusunda da çok ilgimi çeken dizilerden bir tanesi. Hatta yanlış duymadıysam bu sezon kısacık bir Sezen Aksu şarkısı da var. O kısmı bir kez daha izleyeceğim.

Eh bu bittiğine göre, şimdi sıra Elite’de!

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s