Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

“Tatlı Kaçık”

Pınar tam bir tiyatro aşığı olduğu için İstanbul’daki kısa vaktini elbette bir de tiyatro oyunu ile taçlandıracaktı. Daha İstanbul’a ayak basmadan, kendisine, anneme ve bana tiyatro bileti almış. Bizim için de değişiklik oldu, gerçekten döndüğümden beri ben de herhangi bir oyun izlemeye gitmemiştim.

Bizim için seçtiği oyun Ayşe Kökçü’nün başrolünü oynadığı “Tatlı Kaçık” oyunu oldu. Oyunun konusu kısaca şöyle: “Mr. Tanner ile paylaştığı evinde, çöp toplayarak yaşayan, çevresindeki her şeye sonsuz bir sevgi ve şefkatle bağlı Opal’in kendi halindeki yaşamı üç davetsiz misafirin gelişi ile umulmadık şekilde değişir. Sol, Gloria ve Brad kendi hesaplarının peşinde Opal’in huzur dolu yaşamına giriverirler. Kendi kendine yetmeyi becerse de yalnızlıktan muzdarip Opal onları hayatına almak konusunda en ufak bir tereddüt bile duymaz ancak sonsuz bir iyi niyetle evinin kapılarını açtığı misafirleri sevgilerini paylaşmak konusunda Opal kadar istekli değildirler.”

Orijinal ismi “Everbody Loves Opal” olan oyun daha önce de defalarca sergilenmiş ama biz ilk kez izleyebildik. İbb’nin sitesinde ise oldukça fazla talep var. Şu an bile baksanız tüm biletlerin tükenmiş olduğunu görebilirsiniz.

Şehir tiyatrolarının eski halini bilen ve özleyen biri olarak, bu oyun dişimin kovuğunu bile doldurmadı tabii. Konusu, suya sabuna dokunmuyor olması biraz canımı sıktı tabii. Önceki yıllarda izlediğim her oyunun bir derdi, bir duruşu vardı. Neler neler sergilendi o tiyatro salonlarında… Tabi bu durumun oyuncularla, oyunu yönetenlerle, ışıklandıranlarla, oyuncuları giydirenlerle falan hiçbir alakası yok. Onların hepsi ayrı ayrı mükemmellerdi.

Şu oyun seçme konusu biraz kalbimi kırıyor. Önceki oyunlar, döneminin ruhunu, ülkesinin yönetilme biçimini, yazarının derdini çok net bir şekilde ortaya koyardı. Bizim bu izlediğimiz ise ilkokul piyesinden halliceydi. Bir de kadın karaktere olan şiddetin boyutu aşırı gereksiz ve saçmaydı. Gloria karakterinin oradan oraya savrulması, itilip kakılması çok gereksizdi. Bir yere ulaşmıyordu, bir mesajı yoktu. İzlerken gerildim ve sinirlendim. Şöyle bir dönemde, oyunlara, filmlere, dizilere gereksiz şiddet sahnesi koyup da olayları normalleştirmeyin gözünüzü seveyim!

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s