Diziler

Türk İşi Fantastik Dizi Olur mu Diyenlere: Atiye

Haftayı bir fantastik dizi ile açtık başka bir fantastik dizi ile kapatalım.

Atiye’yi duymuşsunuzdur. Nur topu gibi bir fantastik yerli dizimiz oldu. Reklamları her yerde, sembolü her yerde, Beren Saat her yerde. Artık diziyi bilmeyeni dövüyorlar. Ben de yılbaşından önce bu da neymiş diye açtım ve aynı gün izlemeyi bitirdim. Artık spoiler yasağı kalkmıştır diye düşünüyorum. Ama ben yine de uyarımı yaparak başlayayım.

ozan_fhd

-Buradan sonrası spoiler içerir-

Nereden başlasam? Öncelikle en çok takıldığım noktalardan bahsetmek istiyorum. Bence biz karakter yazamıyoruz. Yazsak da oynayamıyoruz. Buradan Atiye’nin müstakbel kayınpederi Serdar Bey’den başlayayım. Dizinin en olmamış kısımlarından biri oydu bana göre. Karakter seçimi yanlış yapılmış. Ne fiziksel olarak ne de oyunculuk olarak karizmatik kötü adam tiplemesine uygun bulmadım. Karadenizli arkadaşlar tabirimin kusuruna bakmasınlar ama Serdar Yılmaz karakteri bir Laz müteahhit tiplemesi değil miydi sizce de? Yani her sahnesinde aha şimdi şiveli bir espri patlatacak falan diye bekledim. Yerli dizilerin kadrolu kötü adamı olma yolunda ilerleyen Yurdaer Okur bu dizi çekilirken meşgul müydü acaba? Ya da Nejat İşler? Emre Kınay? Yani kötü karakteri biraz daha bastığı yerden ses getirecek biri olmasını isterdim.

Dünya laf ettiğimiz The Protector’de Okan Yalabık da mesela tontişliği nedeniyle o karizmatik kötü kontenjanına girmiyor ama zaten görüyoruz ki karakteri de özünde kötü değil. Eşini diriltmek isteyen tontiş bir insan çıkıyor. Bu arada Okan Yalabık’ın oyunculuğunu izlemeyi çok seviyorum, ona lafım yok. Kötü adamları karşılaştırmak için ondan bahsettim. Neyse Atiye’ye dönüyorum.  Kötü karakterin, başka kötü karakterler için çalışması fikrini de pek sevmedim. Serdar Yılmaz’ın ve çalıştığı kişilerin Atiye ile ilgili iyi niyetleri var mı onu bilmiyorum. Ouroboros’tan çıktılar yola, karşımıza çıkacak teşkilatı ikinci sezonda göreceğiz artık.

Kötü karakteri geçelim. Serdar’ın oğlu Ozan’a gelelim mesela. Bir çok kız hayranmış Metin Akdülger’e, onu çok yetenekli buluyorlar. Benim bu konuda bir yorumum yok çünkü karakterinin bir derinliğini göremedik. Atiye dışında nasıl var oluyor? Nasıl bir hayatı var? Neler yapıyor? Atiye’ye neden bu kadar aşık? Bir çok kısmı havada kalıyor. Zor bir çocukluk geçirdiğini düşünüyorum, annesi kendisini asmış babası Karadeniz komik adamı tiplemesinde bir kötü adam, e sonra? Yani hikaye güzel ama senaryo kalmış burada.

Atiye’nin ailesinin karakter olarak iyi işlenmiş olduğunu düşünüyorum. Başak Köklükaya ve Meral Çetinkaya’nın karakterlerini sevdim. Başak Köklükaya çok eleştiri almış, canlandırdığı karakter sinir bozucuydu ama ben onun oyunculuğunu seviyorum. Rahatsız olmadım. Civan Canova zaten açık ara dizinin en iyi oyuncusuydu. Melisa Şenolsun bence yükselen bir oyuncu. Cansu karakterinden çok sıkıldım izlerken ama onun oyunculuğu ile ilgisi yoktu bunun. Yine karakter ile ilgisi vardı. Bir de bu aile ile ilgili eklemek istediğim son şey, alnında yıldız lekesi olan kızın 2. bölümde mağarada şekli olan tanrıça bilmemkim, 8. bölümde ise teyzesi çıkması hikayesiydi. Orada atladığım bir şey mi var yoksa senaristler 2.bölümdeki bu hikayeyi unutup üstüne mi yazdılar bunu anlayamadım.

Mehmet Günsür’ün bende neden ve ne zamandan beri bu kadar kredisi var bilmiyorum ama bazı sahnelerdeki çiğ oyunculuğuna bile okeyim. O hiçbir şey yapmasa da olur ❤ Beren Saat de öyle mesela. Ben genelde yerli dizi izlemediğim için Beren Saat’in dizilerini de bilmiyorum. Perugia’da bir sabah kahvaltısında Zeynep tarafından zorla izlettirilmiş bir Aşk-ı Memnu ilk bölümü var sadece hafızamda. Çoğu kişi Beren Saat’i şımarıklıkla, abartılı oyunculukla falan suçlamış. Ben rahatsız olmadım. Belki o da Mehmet Günsür gibi bilmediğim bir şeyden ötürü torpillidir, bilemiyorum. Ez cümle, oyunculuklarla bir problemim yoktu ama karakterlerde sıkıntılar vardı bence.

Konu ve hikaye kısmına gelince, ben beğendim. Evet bizim gibi çok dizi/film izlemiş, kurmaca evreni yalamış yutmuş insanların seviyesinin altında bir dizi olmuş. Çok açık var. Ama genel olarak dünyaya açılacak yerli dizi skalasında hele de fantastik bir alanda yapılmış olması gelecek açısından çok umut verici. Elimizde Hakan Muhafız gibi çok kötü bir iş var. Atiye bundan kat kat çok daha iyi. Dizi sürüklüyor ve gizem üstüne gizem katıyor. Üstüste izletebiliyor kendini. Umarım gizemleri açıklamaya başladıklarında da başarılı olurlar. Çünkü çoğu dizi tam da bu aşamada patlıyor. Koskoca Game of Thrones, koskoca Lost patladı açıklayamadığı için. En başarılı dizilerde bile frekans tutmayabiliyor bazen.

Dizinin önüne geçirilmeye çalışılan sevişme sahneleri için de ülkemiz insanına gerçekten inanamıyorum. İki bacak görünce yeri yerinden oynatmışlar.. Kötü de değil, gereksiz de değil. Gayet yerindeydi.

Bakalım ikinci sezonda neler olacak. Serdar Yılmaz karakterine rağmen, ikinci sezonu da izlemeye varım diyorum =)

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2020 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: