Girişimci mi Olsak?

Kaçırdığım tüm fırsatlar geldi bugün aklıma.

Kimse yabancı dizi izlemezken en sağlam dizileri izleyip forumların tozunu attırıyordum. Benden yıllar sonra erişimi olan insanlar bloglar açtılar, dizi incelemeleri yaptıkları siteler açtılar, Youtube kanalları açtılar. Ben arkadaşlarımın sitelerine hatır gönülle yazdığım incelemelerden 5 kuruş para kazanmadım.

Yabancı dil öğrenmeye hayvan gibi yeteneğim varken kullanmadım. Gazeteci olacağım ben diye tutturup Anadolu İletişim Meslek Lisesi’ne gittim. Daha orada eğitim sisteminin politikaya kurban edildiği gerçeğiyle yüzleştim. Üniversiteye girebilmek için kendimizi yırtmamız gereken bir sistemden geçtim. Yine de başardım.

Lisede ilk çalıştığım kurumda genel yayın yönetmeninin asistanı işten ayrılınca gel asistanım sen ol dedi. Ailem önce üniversite okumamı şart koştu. Benim yerime adamın asistanı olan kız gitmek istediğim tüm dizi setlerine gitti, televizyonda ya da rüyamda gördüğüm oyuncularla röportajlar yaptı. Ama sonunda ne üniversite mezunu olmam iş yaptı ne de gazeteci oldum.

Akademisyen olmaya henüz bu kadar rağbet yokken, ben de Türkiye 17.si olacak kadar derece yapabilen bir insanken bu fırsatı kullanmadım. Yıllar sonra aklım başıma geldiğinde bu kez de akademiden soğumuştum.

Kimse platesi bilmezken ben platese gidiyordum. Dersi iki kişi alıyorduk. Baya iyi gelişme gösteriyordum, araya bir şeyler girdi ben bıraktım. Benimle beraber dersi alan kız şu an plates eğitmeni oldu.

Kimsenin mindfullness hakkında bir fikri yokken ben mindfullnes çalışıyordum, kendi çapımda minik eğitimlerini alıyordum. Keza koçluk konusu da öyle. Tek yapmam gereken onaylı bir kuruma gidip sertifika almamdı. Onu da yapmadım. Koçların, terapistlerin, kişisel gelişimcilerin ne kadar faydalı olduklarını ve ne güzel kazandığını görüyoruz sanırım.

Dans kursuna gittim, çok eğlenerek öğreniyordum. Asistan eğitmen olmamı istediler, ben karar verip aksiyon alana kadar ayağımı kırdım.

Bugüne kadar kazandığım her şeye bir kulp taktım, kendi yaptığım hiçbir şeyi beğenmedim. Benim yaptığım işi benden sonra yapan herkes köşeyi döndü. Ben hala onu mu yapsam bunu mu yapsam, ben kimim, gerçekte ne istiyorum bunları kovalıyorum =))

Genel olarak hayatım böyle giderken, şu an sıfırdan eğitim alıp yazılım yapmaya sabrım da kalmadığı için bir diğer popüler seçenek olarak girişimcilik kalıyor geriye. Orada da tabii atı alan Üsküdar’ı geçti. Kadın girişimciler için pek çok güzel imkanlar varken (bununla ilgili daha sonra başka bir yazı yazacağım) belki oraya bakabilirim. Tabi onun için de güzel fikirler lazım. Benim gibi mükemmeliyetçi bir insan, aklına gelen hiç bir fikri beğenmeyen, içine sinmeyen hiçbir işin içinde olmayan biri nasıl bir fikir bulur, bunu nasıl geliştirir bilmiyorum. Bu gidişle doğru fikri 60 yaşında falan bulurum sanırım.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2020 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: