Çocuk Yetiştirmenin Zorluğu Üzerine

Etrafınızda çocuklu arkadaşlarınız, akrabalarınız falan var mı? İlla ki vardır. Neden bazılarının çocukları cennetten düşmüş birer melek gibiyken geri kalanların çocukları cehennem zebanileri gibi? Biri bunu bana açıklayabilir mi?

cocuklar_2_fhd

Travmatize etmeden, çocukluğunu berbat etmeden çocuk yetiştirmek çok zor. Kızsan olmuyor, küssen olmuyor, her şeyi önüne sersen dahi olmuyor. Bunu anlıyor ve kabul ediyorum. Ama bu zincirden kopmuş gibi yetiştirilen çocukları ormanda kurtlar mı yetiştiriyor? Ailelerinin çalıştığını bahane etsek bile, melek gibi olan çocukların da aileleri 7/24 yanlarında olmayabiliyor, onlar neden ortalığı yakıp yıkmıyorlar? Günümüzde herkes çalışıyor. Devir babannelere/ananelere çocuk baktırma devri. (Yalnız burada bir parantez açmak istiyorum. Bizden önceki nesil, yani annelerimiz babalarımız, ne çekti be! Ne bitmez çileleri varmış be! Kendi çocukluklarını, gençliklerini doğru düzgün yaşayamadılar. Yetişkinliğe geçer geçmez, kucaklarına bizi aldılar. Tam bizi yetiştirdiler, ekonomik krizler, darbeler savaşlar derken hepimiz ellerinde kaldık. Ne evleri terk edebildik, ne yüklerini paylaşabildik. Sonra ne oldu? Bazılarımız evlendik ama evlerimizi geçindiremedik, çalışalım derken çocuklarımız oldu. Bakıcıya verecek paramız da olmadığı için yine anne babalarımıza dert olduk. Yaşlılıklarını bile yaşamalarına mani olduk. İşte anne baba olmak bu şekilde bile zor. Çocukların kaç yaşına gelirse gelsin, anne babasın. Mesela bu satırları yazarken, diğer odadan ananemin sesi geliyor. 86 yaşındaki ananem, 56 yaşındaki anneme uyurken üstün çok açılıyor, aman kızım hasta olma sakın diyor. Tontişe bakın ya, kaç yaşında ama hala evladını düşünüyor.)

İnsanlara çocukları hiç sevmiyormuşum gibi bir imaj çiziyorum. Çünkü ben sadece zeki , sakin ve sevimli çocukları seviyorum. Beraber oyun oynayacağımız, resim çizebileceğimiz, laftan anlayan ve hayal gücüyle beni etkileyen çocukları çok seviyorum. Bir çoğunun çocuğu da böyle olmadığı için çocuklarını neden sevmediğimi açıkça söyleyemiyorum tabii ki =))

Şımarık yetiştirilmiş çocukları hiç sevmiyorum mesela, maymun iştahlılık yapan, yerinde durmayan, ağlayıp sızlayıp istediğini elde eden çocukları da.. İzlerken dahi yoruluyorum. Böyle çok anım var. En son karşılaştığım manzara şöyleydi mesela. Maddi durumu oldukça iyi olan bir çiftin hiçbir şeyi esirgemedikleri kız çocuğu ile düştüğü bir duruma şahit oldum. Pazar kahvaltısında hep beraberdik. Bu çocuk 2 yaşını bitirip 3 yaşına girmek üzere. Neyse, masada bizim yanımızda oturuyordu. Bir an çocuğa bir çıldırma geldi ve masanın üstüne oturmak istedi. Babası sakince bunun olmayacağını söyledi, çocuk ağlamaya başladı. Annesi sert bir dille “Kızım masanın üstüne oturmak istiyorsa, masanın üstüne oturacak babası. Hadi onu masanın üstüne oturt” dedi. Kahvaltının geri kalanında salatalık tabağının yanında çocuğun ayakları vardı. Meğerse kızın annesi, çocukların asla ağlatılmaması gerektiğine inanıyormuş =)

Çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda kimseye karışamayız elbette ama bu toplumda da beraber yaşıyoruz. Bulunduğumuz mekan kendi evleriydi eyvallah ama ortak bazı kurallarımız da olmasın mı? Ben daha sonra anneyle konuştuğumda, dilim döndüğünce, bu çocuğun bu davranışlarla devam ederse sosyal anlamda zorluklar çekebileceğini çünkü diğer çocukların onu bu davranışları ile kabul etmeyeceğini anlatmaya çalıştım sadece. Düşecek, kalkacak, ağlayacak gülecek, yapacak bir şey yok hayat böyle. Bunu anlayarak büyüyecek. Elbette gerisi onların bileceği bir şey.

Diğer yandan, aynı yaşlarda başka bir kız çocuğu daha var çevremde. Annemin bir arkadaşının torunu. Ya o kadar akıllı ve sakin bir kız ki bayılıyorum ona. Oyun oynayabiliyorsun, beraber bir şeyler izleyebiliyorsun, yemekte ne seni ne başkasını yormuyor. Bu da çocuk, o da çocuk. Yarın öbür gün belki de sınıf arkadaşı olacaklar. Onlar için de hayat zor. Beraber yaşamanın bir yolunu bulmak zorunda kalacaklar. Ama birbirlerini ezmeden bu nasıl olacak?

Çocuk, ağlayarak büyüse ayrı, ağlamadan büyüse ayrı zor. Onlarca oyuncağı olsa ayrı, hiçbir şeyi olmasa ayrı dert. İstediğini yapsan şımarıyor, yapmasan travmatize ediyorsun. Kurallara uyan, saygılı, ahlaklı bir birey olarak yetiştiriyorsun, okula başlayacak yaşa geldiğinde toplum kapıyor ve un ufak edinceye dek eziyor onu. Onu donanımlı ve kendi ayakları üstünde durabilen bir birey olarak yetiştirmek ne kadar mümkün? Evde en mükemmelini versen bile, onu koruması gereken okula, öğretmene, başına bir şey geldiğinde gittiği hastaneye, karakola ne kadar güvenebilirsin? Sokakta oynadığında mahallenin bakkalına, parkta oynadığında üst komşunun çocuklarına ne kadar güvenebilirsin? Çok çok zor bu işler. Çocuk sahibi olmak benim bilinçli şekilde yapabileceğim bir tercih değil, bu yolu bilerek seçene güç, bilmeden seçene ise akıl fikir diliyorum ❤

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2020 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: