Kendime Not

Çocuklar <3

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

Tüm bayramların arasında kutlamayı en çok sevdiğim bayram 23 Nisan olabilir. Yıllar boyunca sokağımızdan geçen bando takımlarını, onları takip eden coşkulu kalabalığı o kadar özlüyorum ki! Kaldı ki benim bu törenlerde başıma gelen onlarca travmam var.

Bir defasında saatlerce beklettikten sonra, günlerce hazırlandığım şiirimi okutmamışlardı. Öğretmenim hastaydı, diğer öğretmenler de derdimi anlatmak için çırpınmama rağmen beni hiç sallamamışlardı. Bir başkasında stadyumda saatlerce ayakta dikmişlerdi de, takip eden günlerde iğne yiyecek kadar hasta olmuştum. Bir başka defasında maddi durumumuz çok kötüydü, kostüm alamadığımız için çok istememe rağmen folklör gösterisine çıkamamıştım. Çocukluğumun son yıllarında ise yeteneksiz olduğumu düşündüğüm ve kostümünün bende güzel durmayacağına inandığım için bando takımına girmemiştim. Şu an hatırlayamadığım başka anılarım da olabilir. Ama yine de, bunların hepsine rağmen büyük bir heyecanla sokağımızdan geçişlerini beklerdim. Rengarenk giyinmiş mutlu çocukları izlemek beni de mutlu ederdi.

Sonra büyüdüm ve bir takım nedenlerle tüm bu kutlamalar iptal edildi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bir çoğumuz için sadece resmi tatil, dinlenilecek bir gün ya da senenin ilk tatiline kaçış fırsatı anlamına gelmeye başladı. Ne kadar üzücü!

Ama tabii hayatta çok daha üzücü olan durumlar var. Dünyada hiçbir çocuğun eşit şartlarda, adil bir dünyaya doğmaması gibi. Instagram’da gezerken @ugurgallen‘in hesabına denk geldim. Beni çok duygulandıran bir kolaj çalışması paylaşmış. Bir – iki tanesini paylaşayım, devamını merak ederseniz bu linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Bu kolajlara, bu kolajlardaki çocuklara ve onların durumlarına iyi bakmak lazım, kafaların çevrilmemesi lazım. Çalışan bir çocuk gördüğümüzde, ağlayan bir çocuk gördüğümüzde kafalarımızı kuma görmememiz lazım. Sorun neyse çözmeye çalışmamız gerekirken bir çoğumuz gözgöze gelmekten bile çekiniyoruz.

Kimi çocuklar okula, kimi çocuklar savaşa gidiyor. Kimileri “çocuk gelin”, kimileri “çocuk işçi” oluyor. Kimileri yemek beğenmiyor, kimileri yemek bulamıyor. Kimilerinin her yaptığı yanına kalıyor, kimileri nazlanacak kimseyi bulamıyor. Kimileri asla büyümüyor, kimileri zaten dünyaya doğuştan 35 yaşında geliyor. Hayat kimse için, hiçbir zaman adil değil. Bunun değişmesini ne kadar istediğimi anlatabilecek kelimelerim yok. Ama bol bol dileklerim var. Çocukların istismar edilmediği, çalışmak zorunda kalmadığı, zorla evlendirilmediği, özgürce ve gönüllerinden geldiğince eğlenebilecekleri ve çocukluklarını yaşayacakları bir dünya diliyorum. Biz büyüklerin de içimizdeki çocuklara sahip çıktığı, onları öldürmeyip kabullendiği, en çok da seslerini dinlemeye başladığı bir gerçeklik diliyorum. ❤ Yaşasın çocuk bayramları!

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2020 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: