Kendime Not

Sevgili Geçmiş…

Aşk 101’i izlediğimden beri etkisinden çıkamadığım, aklımda dönüp duran bir replik var. 20 yıl sonra buluşan arkadaşlardan biri diğerine soruyor. Lise yıllarını kastederek diyor ki “Bu günkü sen, o günkü senle karşılaşsa ne söylerdin?” Ta daaaaam. Ben de izlediğimden beri bunun üstüne düşünmeye başladım açıkçası. Ben ne derdim? Çeşitli zamanlardaki kendimle diyaloğum nasıl olurdu?

Geçmişteki ben, şimdiki beni görse kesin çok sıkıcı bulurdu buna eminim. Yumuşadığımı iddia ederdi. (Benim yaşadıklarımı o yaşasın bakalım, yumuşamadan durabiliyor mu, görürüz! =D) Bazı yönlerden cool bulurdu, tamam, ama neticede şu an onun istediği hayatı yaşıyor sayılmam pek. Mesela istifa edip İtalya’ya gitmemi cool bulurdu ama geri dönmemden ve ailemle yaşıyor olmamdan hiç hoşlanmazdı bence. Teyze olmuşsun, için ölmüş senin derdi. Haklıdır belki.

Şimdiki ben, geçmişteki beni görse ne yapardı? Ne derdi peki? Eminim ağlayarak onun boynuna sarılırdım. Ah, onu ne kadar çok özledim! O zamandan bu zamana ne çok vakit kaybettim, ne çok korktum, ne çok saklandım, ne çok içime kapandım. Hatalar yaptım, saçma sapan insanların ve olayların peşinde savruldum durdum. Kendimi ne kadar çok yok saydım, gücümü ne kadar sakladım anlatamam. Kendimi hiçbir şeye layık görmedim, kendime tek kalem yatırım yapmadım, hep başkalarının teknesini döndürdüm. Yine bugünlere iyi gelmişim.

Konulmak istediğim geçmişteki beni, ortaokulu bitirmiş, liseye başlamış Funda olarak düşünüyorum. Ya da henüz lise tercihini yapmamış Funda olsa daha iyi olur (Pişmanlığın kokusu oraya geliyor mu? Güzel.) Ona söyleyeceğim şeyleri beş maddede sınırlandırayım. Yoksa günlerce sürer bu sohbet. Kendi zaman çizgimi falan silerim mazallah =D

İlk olarak söyleyeceğim ve sürekli tekrar edeceğim şey “korkma” olurdu bundan eminim. “Korkma, her şey yoluna girecek, her şey çok güzel olacak. Sakın hiçbir şeyden çekinme sen her konuda çok yeterlisin” derdim. Sonra “Kendini diğerlerinden daha az yeterli, daha az güzel, daha az yetenekli biriymişsin gibi hissetme, istediğün her şeyi yapabilirsin” diye devam ederdim. “Güzel olmadığını zannedip kendini kapama, kimsenin seni değersiz, çirkin, yetersiz hissettirmesine sakın izin verme” derdim. Bu yaşta en çok yara alınan konu bu olsa gerek. Bu nedenle “Sakın yalnız kalmaktan korkma” derdim. Yalnız kalmayayım diye, insanlar beni sevsin diye yapmadığım şeyler, kendim gibi davranmadığım anlar oldu çünkü. “Kendini sev, çünkü ben seni çok seviyorum ❤ ve sen hiçbir şey yapmadan da sevilmeyi hak ediyorsun” derdim.

Heh bir de, en sonunda kendimi zaman çizgisinden silmek pahasına dayanamaz “bu sektörü seçme”, “o işten daha erken ayrıl”, “şu ve şu kız grupları seni kesinlikle hak etmiyor” ve “o çocuğa sakın aşık olma” derdim. Tüm spoilerları da böylelikle ona vermiş olurdum sanırım. Spoilerlardan uzak olacağız dememiştik değil mi? =))

“Dear past, thanks for all the lessons. Dear Future I’m ready”

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2020 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: