Blog

Günlük, Kendime Not

Sonsuz Üzgünlük Döngüsü

Asla bitmeyen bir döngünün içine düşmüş gibi hissediyorum yine. Kalbimde bir üzgünlük topu varmış da belli bir süre geçince yörüngeme girip beni üzülüyormuş gibi hissediyorum. Son üç gündür falan nereden geldiğini takip edemediğim bir duygu oturdu içime. Kimbilir yine neye takılı kaldım, hatırlayamadığım nereden yara aldım. Düşünüyorum bulamıyorum, yine yüzeye çıkamıyorum. Sadece derin bir üzgünlük… Continue reading Sonsuz Üzgünlük Döngüsü

Günlük, Kendime Not

İstanbul İşletme Enstitüsü’nü Duydunuz mu?

Online eğitimlerle aranız nasıl? Ben desteklediğimi yazmıştım daha önce. Yıllarca bu sektörde başıma gelenlere rağmen elimden geleni fazlasıyla yaparak çalışmış olmamın temel nedeni, uzaktan öğretim sistemine inanıyor olmamdan kaynaklanıyordu. Hala buna inanıyorum. EĞlenceli bulduğum için eğitim almayı da seviyorum. Bu nedenle de her fırsatta bir eğitim almaya çalışıyorum. İstanbul İşletme Enstitüsü de bu eğitimleri aldığım… Continue reading İstanbul İşletme Enstitüsü’nü Duydunuz mu?

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Yeni Yıl Hediyeleri Hazır mı?

Yeni yıla girmeden önceki hediyeleşmelere bayılırım! Sadece hediyelere değil aslında sevgim, atkılara berelere, soğuğun kokusuna, belki karın yağmasına, romantik komedilere, sokakların ışıklandırılmasına, yeni yıl şarkılarına ve tarçınlı her şeye ❤ Kısaca yeni yıl ruhuna diyebilirim sanırım. Yeni yılın ruhu bu değilse nedir zaten? Bu güzel dönemine ruhuna ben de katkıda bulunmak istediğimden, nerede olursam olayım… Continue reading Yeni Yıl Hediyeleri Hazır mı?

Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı? Vol.2

Kendi işinizi kurduğunuzu düşünün. Hayal bu ya, oldukça önemli bir pozisyon için işe alım yapmanız gerekiyor olsun. Onlarca belki de yüzlerce aday, bu pozisyon için başvuru yapmış olsun. Bu adayların içinde Türkiye’deki çok önemli üniversitelerden derecelerle mezun olmuş kişiler olduğu gibi, hiçbir üniversitenin kapısından bile geçmemiş ama kendisini çok iyi yetiştirmiş, pozisyonun bulunduğu alanın uzmanı… Continue reading Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı? Vol.2

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

İçerik Yazarı Olmak

Her işin içini boşaltan, onun değerini düşüren, onu önemsizleştiren insanlar var tabii. Bütün forumlarda, sözlüklerde gördüğüm ya da günlük konuşmalarda en çok duyduğum şey insanların freelance yani mekan ve zaman sınırlaması olmadan çalışmak istemeleri. İnsanlar mevcut bir işleri olsa da olmasa da freelance çalışmak istiyorlar. "Oturdukları yerden para kazanmak" istiyorlar. Freelancerların oturdukları yerden para kazandıklarını… Continue reading İçerik Yazarı Olmak

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Oh! Oksijen mi O?

Bugün ilk kez dışarı çıktım. Dışarı çıktım derken öyle büyük beklentilere girmeyin sakın. Çok minik bir tur atıp döndüm. Annemin yardımıyla karşıya geçip parka kadar yürüdük. Sonra da eve döndük. Yürüdüğümüz yol çok çok azdı ama eve dönmemiz yarım saat ya da kırkbeş dakika falan sürdü sanırım =) Kaldırımlar ve merdivenler adeta bizi zorlamak için… Continue reading Oh! Oksijen mi O?

Diziler

Baby!

Yalnızca İtalyanca içerik olduğu için, geçen yıl izlemeye başladığım bir diziydi Baby. Soğuk Perugia gecelerini ısıtsın diye izlemeye başlamıştım ama 6 bölüm olduğu için bir anda bitirdim. Senaryosunun akışı ya da kadrosunun oyunculukları o kadar iyi de değil yalnız, sadece İtalyanca içerik diye gideri vardı. Geçtiğimiz aylarda Baby dizisinin ikinci sezonu geldi. Örgü örerken arkada… Continue reading Baby!

Günlük, Kendime Not

Küçük Küçük Kendini Şımartma Görevleri

Instagram'da dolaşırken bulmuştum Deniz Alayat'ın sayfasını. Takip ettiğim birbirinden farklı (ama özünde aynı olan) insanların, zamanla bir bütün haline gelmesine bayılıyorum. Ayça Şen'in gösterisinde Deniz Bolsoy Erdem'i gördüğümde, İlkay Akbay'ın gönderilerinde Deniz Bağan'ın yorumlarını gördüğümde inanılmaz mutlu oluyorum. Gerçekten de doğru frekanslar birbirlerini çekiyorlarmış diyorum. Buna inanıyorum ve o frekansa çıkmak için bir nedenim olmuş… Continue reading Küçük Küçük Kendini Şımartma Görevleri

Günlük, Kendime Not

Youtube ile Kendi Koleksiyonumu Yapıyorum =)

Ayağım kırılmasaydı el becerimin bu kadar gelişmiş olacağını nereden bilebilirdim? =) Şaka bir yana, bu örgü örme işi bende bir hobi haline geldi. Yukarıda gördüğünüz örgü saç berelerinin hepsini ben yaptım ❤ Bir şeyler üretmenin bana ne kadar iyi geldiğini bir kez daha kendime kanıtlamış oldum. Bu durumu paylaştığım bir kaç kişi hemen, seri üretime… Continue reading Youtube ile Kendi Koleksiyonumu Yapıyorum =)

Günlük, İstanbul'da Yaşamak

Yalandan İndirim Günlerine Hoş Geldiniz!

Son bir haftadır, çeşitli markalarca her gün rahatsız edilmemiş olan var mı aramızda? Yani rahatsız diyorum ama bu yaptıkları düpedüz taciz! Günde 15 tane mesaj atan var. Ne oluyoruz yahu! Tamam anladık "indirim" yapıyorsunuz. Hayırlı olsun da ben almayacağım. Hem "almayayım" hem de "satın almayayım". Neyse en azından cumanın renginin ne olmayacağına karar vermişsiniz, bu… Continue reading Yalandan İndirim Günlerine Hoş Geldiniz!

Diziler, Kendime Not

The Story of God with Morgan Freeman

"Tanrı pek çok insan için pek çok şeydir. Güneşin sıcacık ışığı, tatlı müziğin sesi, bizi ilerleten içsel bir ses, bir dost. Bana Tanrının kim olduğunu sorsanız, hepimizin içinde tanrısallıktan bir parça olduğunu söylerim. Sizin içinizde Tanrı var, benim içimde de Tanrı var. İçimdeki Tanrı, özümde benim kimliğim. İçimdeki Tanrı benim en iyi versiyonum. İçimdeki Tanrı… Continue reading The Story of God with Morgan Freeman

Günlük, Kendime Not

Gaza Gelmemek Lazımmış =(

Dün öyle bir gaza geldim ki şu an onun acısını çekiyorum.... İki gün ayaklarım yere bastı diye biraz havaya girdim, sanki sol bacağım güçlenmiş gibi değneğin tekini bıraktım. Baktım tek değnek ile yürüyebiliyorum. Oooo bu iş tamam dedim. İyileştiğime kanaat getirdim. Hemen diğer değneği de bıraktım. Ama görmelisiniz uyandığımdan beri evin içerisinde bir oraya bir… Continue reading Gaza Gelmemek Lazımmış =(

Diziler

BoJack Horseman’ı Takip Ediyor musunuz?

Etmiyorsanız, tavsiyemdir, lütfen takip etmeye başlayın. Uzun zamandır övülen Bojack Horseman'ı sonunda izlemeye başladım. O kadar yaratıcı düşünülmüş, o kadar derin, o kadar güzel bir seri olmuş ki bayıldım. İyi ki izlemeye başlamışım! 90'lı yılların ünlü sit-com yıldızı BoJack Horseman'ın gözden düşüp, iş bulamamasını, kendini ve yalnızlığını sorgulamasını yakından izlediğimiz dizi de yok yok! Sezonu… Continue reading BoJack Horseman’ı Takip Ediyor musunuz?

Günlük, Kendime Not

Özgürlüğe Giden İlk Adımı Attım!

Oh! Sonunda güzel bir gelişme, güzel bir haberle geldim! Bugün ilk kez sol ayağımı yere basabildim. Ama parmak ucu falan değil. Baya kendi kendine bir cumhuriyet olarak, parmak ucundan topuğun arkasına kadar basabildim! Nasıl mutluyum size anlatamam. Yani öyle bir dönemdeyim ki, nelere şükrediyorum bilemezsiniz =) Dik durmayı özlemişim bir kere, iki ayağının üstünde durabilmek,… Continue reading Özgürlüğe Giden İlk Adımı Attım!

Günlük, Kendime Not

Bekir Abi ve Hayatın Anlamsızlığı Üzerine

Bir duygudan bir diğer duyguya sürüklenmemin 3 saniye sürdüğü şu günlerde, tam da bir daha akrabalar üzerine yazmayacağım derken bir vefat haberi aldık. Bir kaç gün önce, Bekir Abi'nin yani dedemin yeğeninin eşinin kalp krizi geçirdiğini yazmıştım. Gencecik adam, adında üç çocuk bırakarak göçtü gitti bu dünyadan. Oluşan komplikasyonları bilmiyorum, böyle durumlarda nedenini dinleyemiyorum, canım… Continue reading Bekir Abi ve Hayatın Anlamsızlığı Üzerine

Günlük, Kendime Not

“Kötü Desek İyisini mi Verecekler?”

Akraba draması temalı yazılara son! Evdeki dramaları daha fazla yazmayacağım. Çünkü hiçbir faydası yok. Çünkü babannem beni tüketti, gerçekten hiçbir şeye enerjim kalmadı. Çünkü bu dramaların bir sonu ya da bir çözümü yok. Çünkü olayları içimde taşımak sadece beni daha fazla sinirlendirmeye/üzmeye yarıyor. Çünkü ananeciğimin de dediği gibi "Kötü desek iyisini mi verecekler kızım?" Bu… Continue reading “Kötü Desek İyisini mi Verecekler?”

Günlük, Kendime Not

İstiyorum, İstemiyorum.

Kış gününde içimde baharlar açsın istiyorum. Aynen 2018 yılının Şubat ayında çektiğim bu fotoğrafımdaki gibi. Ama gelin görün ki hiçbir şey yapmak istemiyorum... Yine hiçbir şey yapmak istemediğim ama her şeye kavuşmak istediğim zamanlara geldik! Ne buraya yazı yazmak istiyorum ne gidip örgü örmek istiyorum. Ne kitap okumak istiyorum ne dil çalışmak istiyorum. Ne freelance çalışmak… Continue reading İstiyorum, İstemiyorum.

Günlük, Kendime Not

Akraba Terörü Diye Bir Şey Var!

Gerçekten bu kadar akraba çok fazla! Televizyondaki dizilerde görsem "Bu nasıl senaryo amk!" diyeceğim olaylar yaşamaya devam ediyorum. Dramada da, komedide de izleseniz, "bu senarist neresinden sallamış bunları" dersiniz eminim. Dedem sülalenin en büyüklerinden biri, dolayısıyla ziyaretçisi inanılmaz yoğun. Eh bir yandan bana müstahak, arkadaşlarım gelmedi diye üzülen sen misin? AL SANA MİLYORLARCA İNSAN! Yıllardır… Continue reading Akraba Terörü Diye Bir Şey Var!

Diziler

Dizi İncelemeleri

Kendimi biledim bileli çok koyu bir yabancı dizi hayranıyımdır. İzlediğimi hatırladığım ilk dizi, o zamanki adı "Kanal E" olan Cnbc-E'de izlediğim "Dawson's Creek"ti sanırım. Bir de gündüz kuşağı dizisi "Passions"... İlk defa evlerimize konuk olan yabancı diziler, günden güne ilgimi çekmeye başladı. "The Guardian", "Boston Public", "Roswell", Robert Downey JR'a aşık olmama neden olan "Ally… Continue reading Dizi İncelemeleri

Kendime Not

Hayatın Akışına Güvenmeyi Deneyimliyorum

Ah ya.. Hayat, yollarımızı ne güzel işliyor aslında. Her şey sonunda varması gereken noktaya varıyor. Hadi bakalım evren bana mucizelerini göster! Beni bir kez daha İtalya’ya göndermen için neler mümkün?

Funda'nın Harikalar Diyarı

Kendi Hikayemizi Kendimiz Yazarız

İşten ayrılmaya karar verdiğim zaman, tezime mi yoğunlaşsam diye düşünmeye başlamıştım. Evet 7 senedir bitmeyen bir yüksek lisans tezim var. İşten güçten, sosyal hayatımdan, keyfimden bitiremediğim bu yüksek lisans tezinin bana yeni kapılar açabileceğinden bir haber okulun internet sitesinde dolaşmaya başladım. Sonra bir duyuru gördüm: “2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Erasmus Başvuruları Başlamıştır” Bunu görür görmez bende bir telaş başladı tabi. Acaba beni kabul ederler mi? Acaba gidebilir miyim?

Enstitü ile görüşmeye gidip, 7 yıldır öğrencileri olan beni Erasmus’a gönderirler mi acaba diye soruşturduğumda, memurun şahane cevabı olan “Üniversite isterse gönderir” beni başvuru yapmaya itti. Hoş bana şans vermeyeceklerini düşünüyordum. Onlarca belki yüzlerce öğrenci Erasmus’a gidiyor, 7 senedir kayıtlı olan, tezini teslim edemezse Haziran 2019’da atılacak ona beni, neden seçsinlerdi ki?

Bu gazla gidip Çanakkale’de yaşayan ve en az 5 yıldır görmediğim arkadaşımı görmek için bilet aldım. Aradan çok rahat 15 gün geçti. Erasmus için ne arayan…

View original post 285 more words

Günlük, Kendime Not

Şimdi İyileşme Zamanı!

Sonunda dedeciğime kavuştuk! ❤ Tabii ki biraz yıpranmış, sarsılmış ama o neler neler görmüş, bunları da atlatacak inşallah. Daha bize anlatacağı, öğreteceği çok fazla şey var. Dün kendine geldiğinde, bir videosunu çekip aile grubuna göndermişler. Videoda "100 yaşına kadar yaşayacağım, hiçbiriniz merak etmeyin" diyor. Ne tatlı değil mi? O gerçek bir çınar ve böyle demesi… Continue reading Şimdi İyileşme Zamanı!

Günlük, Kendime Not

Yalanın G.tü Gerçekten Açıkmış!

Dün gece inanılmaz bir sır öğrendim! Gerçi sır mı desem, yalan mı desem bilemedim. Babannem, dedemin ameliyat hikayeleri nedeniyle bizde kalıyor. Kendisi en az 20 belki de 25 yıldır diz ağrılarından ve yürüyememekten şikayet ediyor. Ayağa çok zor kalkıyor, kalkarken sağa sola tutunuyor, çok ağrısı olduğunu söylüyor, bize normalde çok az geliyor. Hatta son iki… Continue reading Yalanın G.tü Gerçekten Açıkmış!

Günlük, Kendime Not

Kırık Ayak Serüvenlerinde Bugün!

Bir kaç gündür yine içim kararınca çareyi hobilerime sarılmakta buldum. Şükürler olsun ki elim bir şeyler üretmeye çok yatkın. O nedenle ne zaman kafamı dağıtmak istesem, kendimi bir şeyler yaparken buluyorum. Tığ işi olur, nakış olur, dikiş olur, puzzle olur =) Boyarım, eklerim, çıkarırım ne bulursam yaparım. Bu kez de bir değişiklik yapayım dedim ve… Continue reading Kırık Ayak Serüvenlerinde Bugün!

Günlük, Kendime Not

Akrabalar, Akrabalarımız…

Akrabalarının hepsini çok seven, hepsiyle iyi anlaşan var mı aramızda? Varsa toplanıp bir hediye falan alalım, bir şeylerin birincisi seçelim onları. Şahsen, kendiminkilerden çok yoruluyorum. Biz gerçekten çok geniş bir aileyiz. Anne tarafım, baba tarafım birbirinden kalabalık. Bir de buna dedemlerin jenerasyonu eklenince var yaaaa oyyy yani! Dedemler 7 kardeş. Biri -ki onu da dedem… Continue reading Akrabalar, Akrabalarımız…

Günlük, Kendime Not

2019 Bana Yaramadı..

"Şu sorunlar teker teker gelsin" derken ciddi değildim ya! Yani döndüğümden beri öyle saçma zamanlar yaşıyorum ki gerçekten bunları ifade edebilecek doğru kelimeleri bulmakta güçlük çekiyorum. Bir gün seviniyorsam, 2 ay bir sorunla cebelleşiyorum. Tam alçım çıktı, yavaşça toparlanıp kendime geleceğim demiştim, bu kez de dedem rahatsızlandı. Dedem benim için çok kıymetlidir, sağlıklı uzun ömürleri… Continue reading 2019 Bana Yaramadı..

Günlük, Kendime Not

“Bi Kuple” Özgürlük!

Mutluluktan ağlayabilirim, çünkü günler, haftalar hatta aylar sonunda alçım çıktı! 7 haftanın sonunda alçımın artık çıkması gerektiğinde karar verildi. Hala yere basmam yasak, ama arada parmak ucuma (5-10 kilo kadar) ağırlık vererek, yine koltuk değneklerimle yürüyebileceğimi söylediler. 5-10 kilo işinin absürtlüğü biraz beklesin şimdi ama o alçı çıktığı için o kadar mutluyum, o kadar mutluyum… Continue reading “Bi Kuple” Özgürlük!

Günlük, Kendime Not

Arayı Açmayalım!

Kendimi örgü örmeye, kitap okumaya, Netflix'te bulunan yemek programlarına adamaya başladığımdan beri burayı boşladığımı fark ettim! Sadece burayı değil, freelance işlerimi, iş başvurularımı, düzenlemem gereken CVmi, diğer insanları, Whatsapp mesajlarımı, sosyal medya hesaplarımı.. Hepsini boşladım! 2 ay önce günlük hayatımı oluşturan her şeyden, herkesten uzaklaştım. İyi de oldu. Beynim de kalbim de pırıl pırıl şu… Continue reading Arayı Açmayalım!

Kendime Not

Sense8 ve Görünenin Arka Yüzü

Ahh ne kadar istiyorum yeniden izlemeyi… Keşiflerimi dışarıda değil, içeride yapmaya karar verdiğimden beri burnumda tütüyor. Yalnız hissedenlere, içindeki gücü bulmak isteyenlere önerimdir, değerlendirebilirsiniz. Çok da yaymayın ama, herkes bilmesin. Bizim güzel sırrımız olsun bu dizi ❤

Funda'nın Harikalar Diyarı

Sense8’i mutlaka duymuşsunuzdur. İzlemediyseniz bile hayatınızın bir yerinden size mutlaka ulaşmıştır. Duymadıysanız ben biraz anlatayım size.

Son bir kaç aydır, dizi izlemeye yetecek kadar zamanım yoktu. Kendime yaptığım izleme listesinin de bir numarasında Sense8 duruyordu. Sonunda bir arkadaşımın “bayılacaksın, çok seveceksin!” ısrarlarına dayanamayarak izlemeye başladım.

Ve bir diziye AŞIK OLDUM!

Yapılan yüzlerce, binlerce çiğ yorum olduğunu biliyorum. İnsanların eşcinsel sevişme sahnelerine takıldıklarını, bu nedenle diziyi eşcinsel pornosu olarak eleştirdikleri yorumlarını gördüm. Maalesef. Maalesef diyorum çünkü bu inanılmaz yüzeysel bir bakış açısı. Sense8’te sevişme sahneleri var evet ama bir Game of Thrones’takinden ya da bir Spartacus’tekinden fazla değil. Game of Thrones bize tecavüzü ve ensesti izletirken bu kadar yoğun eleştirel yorum yapıldığını görmemiştim mesela. Sanıyorum insanları eşcinsellerin sevişiyor olmasına duydukları hisler bu tarz bir yüzeyselliğe itti.

Neyse Sense8’e dönecek olursak, dizi Angelica Turing isimli bir kadının,  yine duyusal olarak birbirine bağlı 8 kişiyi yine duyusal olarak doğurmasıyla başlıyor. Dizinin sonuna kadar bu hikaye…

View original post 361 more words

Diziler, Marvel

Gözlerimi Kanatan Bir Efsane: Iron Fist

Daha önce çeşitli yazılarımda Marvel'a olan aşkımı defalarca ilan etmiştim. Hatta o yazıların ilkini okumak isterseniz, burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz. Netflix, Marvel ile birlikte Daredevil'i, Jessica Jones'u, Luke Cage'i ve Iron Fist'i uyarlayacağını söylediğinde baya meraklanmıştım. Hele Defenders'ı ve Punisher'ı yayınlayacaklarını açıkladıklarında çok heyecanlanmıştım. Hepsini en kısa zamanda izlemek istiyordum. Daredevil izlemekle işe başladım. Çok temiz, çok… Continue reading Gözlerimi Kanatan Bir Efsane: Iron Fist

Kendime Not

Mamma Mia!

Hazır Cinemaximum tek güzel ve faydalı kampanyasını sona erdirmişken, geçirdiğimiz güzel günlerin anısına saygıyla bu yazımı paylaşayım =)

Funda'nın Harikalar Diyarı

Çok sevdiğim Cinemaximum’un alışverişlerimden dolayı bana bedava bir bilet vermesi sayesinde serinin yeni filmi “Mamma Mia! Here We Go Again”i vizyona girer girmez izledim. Bakmayın çok sevdiğim dediğime. Kinaye o. Maximum kart günahını bile zor veriyor, hiçbir avantajı yok, sevincim şaşkınlığım o yüzden biraz da. Neyse biz filme dönelim.

İlk filmi izlemeden ikinci filmi izlemeye gittiğimde, ilk filmi bilmemenin herhangi bir bilgi eksikliği yaratacağını düşünmemiştim. Nitekim de öyle oldu. Bu film ilkinin devamı ama hikayeye aşinaysanız ilk filmi izlememeniz büyük kayıp değil. Eve gelip ilk filmi izlediğimde de fikrim değişmedi. Hatta ikinci filmi ilk filmden daha güzel ve eğlenceli buldum.

İlk film olan Mamma Mia, Sophie’nin babasını bulma isteğini, hatta bu nedenle evlenip potansiyel baba adaylarını düğüne çağırarak onlardan birinin babası olduğunu ilan etme planını izletiyordu. Öyle ki annesinin 20 yıl önce birlikte olduğu bu üç adam, ondan gelen (ama annesinin gönderdiğini sandıkları) bir davetiye ile hemen dünyanın dört bir yanındaki…

View original post 412 more words

Filmler

Mr. Darcy Sorunsalı..

Az önce seneleer seneleer önce yazmaya başladığım ilk bloğumdan bir yazımı buldum. En az bir 10 yılı var.  O blogda yazdığım ve sevdiğim tek yazı olabilir. Onu da burada paylaşmak istedim. Bana bir hatırlatıcı olsun diye. İnsanlar değişir, istekleri, düşünceleri, hayata bakışları, her şey değişir. Bu yazıyı yazan ilk gençliğinde küçük bir kız çocuğu, bugünkü kadınla… Continue reading Mr. Darcy Sorunsalı..

Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Bugün Kimin Günahının Bedelini Ödeyeceğiz Acaba?

Başkasının yediği haltların cezasını çekmek konusunda ne hissediyorsunuz? Bu ülkede yaşayan bir bireyseniz, başkasının yaptığı kötü şeyler beni asla etkilemedi ya da etkilemiyor diyemezsiniz. Etkilemeyecek asla diyemezsiniz. Bu mümkün değil. Mesela benim başıma gelen son olayı paylaşayım sizinle. Ayağımdaki bu kırıklar olmadan tam bir gün önce (Kİ O ZAVALLI KIRIKLAR DA YİNE BAŞKALARININ İHMALLERİ VE… Continue reading Bugün Kimin Günahının Bedelini Ödeyeceğiz Acaba?

Günlük, İstanbul'da Yaşamak

“Şans Nasıl Açılır? Enter”

Son talihsizliğimi okuyup hayatlarınıza şükretmeye hazır mısınız? O zaman başlıyorum. MHRS'yi biliyor musunuz? Hiç kullandınız mı? MHRS, Merkezi Hekim Randevu sistemi demek. Yani Türkiye'nin neresinde olursanız olun, bir devlet hastanesine gidecekseniz, randevunuzu buradan almanız gerekiyor demek. Sistem güzel bu arada, sorunsuz çalışıyor. Tabii istediğiniz bir doktor falan varsa takip etmeniz gerekiyor, herkesten her an randevu… Continue reading “Şans Nasıl Açılır? Enter”

Kendime Not

Ayça ve Toni ile Ev Hali <3

Bayılıyorum, bayılıyorum! Ayça Şen'in adını ilk duyduğumda lisedeydim. Bizleri televizyonlara, radyolara, dergilere ve gazetelere staja gönderirlerdi. Ben şu anda da yayın hayatına devem eden bir dergideydim, Ayça Şen'i de radyoda staj yapan bir arkadaşımdan duymuştum. Radyo diyip geçmeyin o zamanlar çok popülerdi. Hepimiz dinlerdik, birbirimize şarkı armağan ettiğimiz zamanlar falan olurdu. Nihat Sırdar, Ceyhun Yılmaz,… Continue reading Ayça ve Toni ile Ev Hali ❤

Günlük, Kendime Not

AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN

Dün izleyeceğim bir dizi de olmayınca kız kardeşimin gönderdiği kitaplardan bir diğeri olan Ahmet Ümit'in yeni kitabı "Aşkımız Eski Bir Roman"ı okumaya başladım. Ahmet Ümit'i gerçekten severim. Kitapları akar, merakla okutur. Liseye gittiğim yıllarda, 2000lerin başında onun kitaplarını okumaya başlamıştım. Sis ve Gece, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Kukla, Beyoğlu Rapsodisi, Aşk Köpekliktir kitapları su gibi akıp gitmişti.… Continue reading AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN

Diziler

Kendinle Yaşamak!

Bir gece önce Paul Rudd'ın Netflix dizisi "Living with Yourself"e denk geldim. Kafamda deli sorular... Öncelikle şunu söyleyeyim, Paul Rudd'un herhangi bir dizi hazırlığında olduğunu bilmiyordum. Hatta "Living with Yourself"i ilk gördüğüm anda Netflix filmi sandım. Eğlenceli 2 saat geçireyim diye düşünüp tıkladığımda bir sezonluk mini bir dizi olduğunu fark ettim. Bölümleri yaklaşık 25 -… Continue reading Kendinle Yaşamak!

Günlük, İstanbul'da Yaşamak

Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı?

Geçenlerde çok sevdiğim bir kaç arkadaşımla konuştuğumuz konuyu buraya taşımak isterim. Benim "Web Tasarımı" üzerine bir açık öğretim fakültesi kaydım var. Çok büyük bir hevesle, iş yerindeki birimimi değiştirmemi sağlar diye başlamıştım. 2017'den beri bu programa kayıtlıyım ama sadece kaydolduğum ilk yarıyılda bir kez vizelere girmiştim. Sonrasında devam etmedim. Hevesim kaçtı, çünkü iş yerimdeki (şu… Continue reading Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı?

Günlük, Geziler

Gezilerim: 9. Bölüm

Madem Erasmus'taki gezilerimin sonuna geldik, döndükten sonra kaçıp saklandığım Bodrum'u anlatırım ben de! Bodrum'a yalnız başına gidilir mi? Bodrum güvenli mi? Bodrum'da bir kadın tek başına tatil yapabilir mi? Bu soruların hepsinin cevabı kocaman bir EVET! Türkiye'de tatil için gitmeyi en sevdiğim yer Bodrum olabilir gerçekten. Hatta keşke Bodrum'da yaşasam! Siz bakmayın son 10 yılda… Continue reading Gezilerim: 9. Bölüm

Günlük, Kendime Not

AMOK KOŞUCUSU

Dün kız kardeşimin gönderdiği kitaplardan bahsetmiştim. Daha doğrusu, o kitaplardan birine başladığımdan bahsetmiştim. Kitaba aralarındaki en ince kitap olduğu için başladım evet ama tadı damağımda kaldı =) Madem etkilendim, şu blogda bir de minik bir kitap incelemesi olmasın mı? Okuduğum ilk kitap "Amok Koşucusu" oldu. Aslında kitap dediğime bakmayın. Amok Koşucusu'nun normalde 7 öyküden oluşan… Continue reading AMOK KOŞUCUSU

Günlük, Kendime Not

Nereden Başlamam Gerektiğini Bilmiyorum

Sıralama yapamıyorum. Yapmam gereken bir milyon iş belirledim kendime. Hem zorunlu olanlar var aralarında hem de yapsam bana faydası olabilecek olanlar var. Yapılacaklar listemi açıklasam buradan İtalya'ya yol olur. Hepsini de bitirebileceğim en kısa sürede bitirmem lazım. Ama bir türlü kafamı toplayıp da sıralamayı yapamıyorum. Kafamdaki planla günlük rutinim çok farklı ilerliyor. Ben istiyorum ki… Continue reading Nereden Başlamam Gerektiğini Bilmiyorum

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

İş Arama Maceraları Bölüm 3: Pişmanlıklar

İhtiyacınız yokken de iş arıyor musunuz bilmiyorum. Bence her zaman bakmak ve hazır olmak gerekir, tecrübelerim bana bunu öğretti. İhtiyacınız varken ya da yokken iş ilanlarına baktıysanız eğer, uçlardaki maaşları da fark etmişsinizdir. Bu haftaki iş arama maceramda bana şok yaşatan maaşlar gördüm. Yani burada tek tek söyleyip, işleri aşağılıyormuşum gibi görünmek istemem ama okul… Continue reading İş Arama Maceraları Bölüm 3: Pişmanlıklar

Diziler

Suits’e Dair En Güzel 5 Şey

Eski/Yeni gözdem Suits'i izlemeye başladığımdan beri dikkatimi çeken çok fazla şey oldu. Öyle ya tam 9 sezon süren bu diziyi, kim neden izlesin, izlemeye neden başlasın diye düşünürken kendi çapımda bazı sebepler yakaladım. Eğer karakterlere bağımlı hale gelmediyseniz ya da avukat falan değilseniz, dizinin kendisini size izletme olasılığı biraz düşük açıkçası. Evet dizinin genel bir hikayesi… Continue reading Suits’e Dair En Güzel 5 Şey

Günlük, Kendime Not

OH BE! Ruhum Temizlendi!

Beni bir süredir takip ediyorsanız, kafamı son dönemde sosyal medyaya taktığımı fark etmişsinizdir. Sanal insanlar, yalan hayatlar, -mış gibi görünsün diye düzenlenen anılar, farklı hesaplarda tekrarlanan aynı sahneler derken sabrımın sonuna geldiğimi gördüm. Hazır bolca da vaktim var, o zaman "ben bunla bişey yaparım ki" diyip işe koyuldum. Zaten geçen sene Twitter hesabımı kapatmıştım. Oradaki… Continue reading OH BE! Ruhum Temizlendi!

Diziler

Harvey Specter ile İyileşiyorum Serisi

Harvey Specter ile iyileşiyorum dlkgjldkjgfldfgjd Madem evdeyim ve yatmaktan başka yapacak işim yok, o zaman neden 9 sezonluk Suits maratonuna başlamayayım ki dedim. İyi demiş miyim? Bir kaç ay önce Netflix'te görünce kaldığım yerden devam etmek istemiştim ama üstüne neredeyse 5 sezon daha geldiğini görünce cesaret edememiştim. Şimdi hazır Peaky Blinders da bitince neler olduğunu… Continue reading Harvey Specter ile İyileşiyorum Serisi

Erasmus, Geziler, Kendime Not

Gezilerim: 8. Bölüm

Kullandığım giriş fotoğrafına bakınca bir hüzünlendim. Bir an kendimi, saçlarımı, oradaki halimi çok beğendim, "yuh be ne kadar güzelmişim!" dedim. İstanbul'a adım atar atmaz o güzellik kaçtı gitti çünkü. Hele bir de şimdi görseniz, yüzümün her yerinden kaygı ve yorgunluk akıyor. Geçirdiğim her gün olumsuz bir duygu daha yükleniyorum. Deprem mi oldu? Kaygı. Hastaneye mi… Continue reading Gezilerim: 8. Bölüm

Diziler, Listeler

Peaky Blinders’ın Büyük Gizemini Çözüyoruz!

Spoiler olmasın diye aklımdaki başlığı yazamadım. Normalde bu kadar ince düşünemeyebilirim de en yakın arkadaşlarımdan biri olan Bihterciğim tam bir spoiler polisi, o nedenle radarına girmemek için şu an bir şey yazamıyorum. Sadece bugün burada toplanma amacımızın, Peaky Blinders'ın 5. sezon finaline ait bir gizemi ile ilgili teorimi paylaşmak olduğunu belirteyim ve yavaş yavaş spoiler… Continue reading Peaky Blinders’ın Büyük Gizemini Çözüyoruz!