Blog

Günlük, Kendime Not

Akrabalar, Akrabalarımız…

Akrabalarının hepsini çok seven, hepsiyle iyi anlaşan var mı aramızda? Varsa toplanıp bir hediye falan alalım, bir şeylerin birincisi seçelim onları. Şahsen, kendiminkilerden çok yoruluyorum. Biz gerçekten çok geniş bir aileyiz. Anne tarafım, baba tarafım birbirinden kalabalık. Bir de buna dedemlerin jenerasyonu eklenince var yaaaa oyyy yani! Dedemler 7 kardeş. Biri -ki onu da dedem… Continue reading Akrabalar, Akrabalarımız…

Günlük, Kendime Not

2019 Bana Yaramadı..

"Şu sorunlar teker teker gelsin" derken ciddi değildim ya! Yani döndüğümden beri öyle saçma zamanlar yaşıyorum ki gerçekten bunları ifade edebilecek doğru kelimeleri bulmakta güçlük çekiyorum. Bir gün seviniyorsam, 2 ay bir sorunla cebelleşiyorum. Tam alçım çıktı, yavaşça toparlanıp kendime geleceğim demiştim, bu kez de dedem rahatsızlandı. Dedem benim için çok kıymetlidir, sağlıklı uzun ömürleri… Continue reading 2019 Bana Yaramadı..

Günlük, Kendime Not

“Bi Kuple” Özgürlük!

Mutluluktan ağlayabilirim, çünkü günler, haftalar hatta aylar sonunda alçım çıktı! 7 haftanın sonunda alçımın artık çıkması gerektiğinde karar verildi. Hala yere basmam yasak, ama arada parmak ucuma (5-10 kilo kadar) ağırlık vererek, yine koltuk değneklerimle yürüyebileceğimi söylediler. 5-10 kilo işinin absürtlüğü biraz beklesin şimdi ama o alçı çıktığı için o kadar mutluyum, o kadar mutluyum… Continue reading “Bi Kuple” Özgürlük!

Günlük, Kendime Not

Arayı Açmayalım!

Kendimi örgü örmeye, kitap okumaya, Netflix'te bulunan yemek programlarına adamaya başladığımdan beri burayı boşladığımı fark ettim! Sadece burayı değil, freelance işlerimi, iş başvurularımı, düzenlemem gereken CVmi, diğer insanları, Whatsapp mesajlarımı, sosyal medya hesaplarımı.. Hepsini boşladım! 2 ay önce günlük hayatımı oluşturan her şeyden, herkesten uzaklaştım. İyi de oldu. Beynim de kalbim de pırıl pırıl şu… Continue reading Arayı Açmayalım!

Kendime Not

Sense8 ve Görünenin Arka Yüzü

Ahh ne kadar istiyorum yeniden izlemeyi… Keşiflerimi dışarıda değil, içeride yapmaya karar verdiğimden beri burnumda tütüyor. Yalnız hissedenlere, içindeki gücü bulmak isteyenlere önerimdir, değerlendirebilirsiniz. Çok da yaymayın ama, herkes bilmesin. Bizim güzel sırrımız olsun bu dizi ❤

Funda'nın Harikalar Diyarı

Sense8’i mutlaka duymuşsunuzdur. İzlemediyseniz bile hayatınızın bir yerinden size mutlaka ulaşmıştır. Duymadıysanız ben biraz anlatayım size.

Son bir kaç aydır, dizi izlemeye yetecek kadar zamanım yoktu. Kendime yaptığım izleme listesinin de bir numarasında Sense8 duruyordu. Sonunda bir arkadaşımın “bayılacaksın, çok seveceksin!” ısrarlarına dayanamayarak izlemeye başladım.

Ve bir diziye AŞIK OLDUM!

Yapılan yüzlerce, binlerce çiğ yorum olduğunu biliyorum. İnsanların eşcinsel sevişme sahnelerine takıldıklarını, bu nedenle diziyi eşcinsel pornosu olarak eleştirdikleri yorumlarını gördüm. Maalesef. Maalesef diyorum çünkü bu inanılmaz yüzeysel bir bakış açısı. Sense8’te sevişme sahneleri var evet ama bir Game of Thrones’takinden ya da bir Spartacus’tekinden fazla değil. Game of Thrones bize tecavüzü ve ensesti izletirken bu kadar yoğun eleştirel yorum yapıldığını görmemiştim mesela. Sanıyorum insanları eşcinsellerin sevişiyor olmasına duydukları hisler bu tarz bir yüzeyselliğe itti.

Neyse Sense8’e dönecek olursak, dizi Angelica Turing isimli bir kadının,  yine duyusal olarak birbirine bağlı 8 kişiyi yine duyusal olarak doğurmasıyla başlıyor. Dizinin sonuna kadar bu hikaye…

View original post 361 more words

Diziler, Marvel

Gözlerimi Kanatan Bir Efsane: Iron Fist

Daha önce çeşitli yazılarımda Marvel'a olan aşkımı defalarca ilan etmiştim. Hatta o yazıların ilkini okumak isterseniz, burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz. Netflix, Marvel ile birlikte Daredevil'i, Jessica Jones'u, Luke Cage'i ve Iron Fist'i uyarlayacağını söylediğinde baya meraklanmıştım. Hele Defenders'ı ve Punisher'ı yayınlayacaklarını açıkladıklarında çok heyecanlanmıştım. Hepsini en kısa zamanda izlemek istiyordum. Daredevil izlemekle işe başladım. Çok temiz, çok… Continue reading Gözlerimi Kanatan Bir Efsane: Iron Fist

Kendime Not

Mamma Mia!

Hazır Cinemaximum tek güzel ve faydalı kampanyasını sona erdirmişken, geçirdiğimiz güzel günlerin anısına saygıyla bu yazımı paylaşayım =)

Funda'nın Harikalar Diyarı

Çok sevdiğim Cinemaximum’un alışverişlerimden dolayı bana bedava bir bilet vermesi sayesinde serinin yeni filmi “Mamma Mia! Here We Go Again”i vizyona girer girmez izledim. Bakmayın çok sevdiğim dediğime. Kinaye o. Maximum kart günahını bile zor veriyor, hiçbir avantajı yok, sevincim şaşkınlığım o yüzden biraz da. Neyse biz filme dönelim.

İlk filmi izlemeden ikinci filmi izlemeye gittiğimde, ilk filmi bilmemenin herhangi bir bilgi eksikliği yaratacağını düşünmemiştim. Nitekim de öyle oldu. Bu film ilkinin devamı ama hikayeye aşinaysanız ilk filmi izlememeniz büyük kayıp değil. Eve gelip ilk filmi izlediğimde de fikrim değişmedi. Hatta ikinci filmi ilk filmden daha güzel ve eğlenceli buldum.

İlk film olan Mamma Mia, Sophie’nin babasını bulma isteğini, hatta bu nedenle evlenip potansiyel baba adaylarını düğüne çağırarak onlardan birinin babası olduğunu ilan etme planını izletiyordu. Öyle ki annesinin 20 yıl önce birlikte olduğu bu üç adam, ondan gelen (ama annesinin gönderdiğini sandıkları) bir davetiye ile hemen dünyanın dört bir yanındaki…

View original post 412 more words

Filmler

Mr. Darcy Sorunsalı..

Az önce seneleer seneleer önce yazmaya başladığım ilk bloğumdan bir yazımı buldum. En az bir 10 yılı var.  O blogda yazdığım ve sevdiğim tek yazı olabilir. Onu da burada paylaşmak istedim. Bana bir hatırlatıcı olsun diye. İnsanlar değişir, istekleri, düşünceleri, hayata bakışları, her şey değişir. Bu yazıyı yazan ilk gençliğinde küçük bir kız çocuğu, bugünkü kadınla… Continue reading Mr. Darcy Sorunsalı..

Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Bugün Kimin Günahının Bedelini Ödeyeceğiz Acaba?

Başkasının yediği haltların cezasını çekmek konusunda ne hissediyorsunuz? Bu ülkede yaşayan bir bireyseniz, başkasının yaptığı kötü şeyler beni asla etkilemedi ya da etkilemiyor diyemezsiniz. Etkilemeyecek asla diyemezsiniz. Bu mümkün değil. Mesela benim başıma gelen son olayı paylaşayım sizinle. Ayağımdaki bu kırıklar olmadan tam bir gün önce (Kİ O ZAVALLI KIRIKLAR DA YİNE BAŞKALARININ İHMALLERİ VE… Continue reading Bugün Kimin Günahının Bedelini Ödeyeceğiz Acaba?

Günlük, İstanbul'da Yaşamak

“Şans Nasıl Açılır? Enter”

Son talihsizliğimi okuyup hayatlarınıza şükretmeye hazır mısınız? O zaman başlıyorum. MHRS'yi biliyor musunuz? Hiç kullandınız mı? MHRS, Merkezi Hekim Randevu sistemi demek. Yani Türkiye'nin neresinde olursanız olun, bir devlet hastanesine gidecekseniz, randevunuzu buradan almanız gerekiyor demek. Sistem güzel bu arada, sorunsuz çalışıyor. Tabii istediğiniz bir doktor falan varsa takip etmeniz gerekiyor, herkesten her an randevu… Continue reading “Şans Nasıl Açılır? Enter”

Kendime Not

Ayça ve Toni ile Ev Hali <3

Bayılıyorum, bayılıyorum! Ayça Şen'in adını ilk duyduğumda lisedeydim. Bizleri televizyonlara, radyolara, dergilere ve gazetelere staja gönderirlerdi. Ben şu anda da yayın hayatına devem eden bir dergideydim, Ayça Şen'i de radyoda staj yapan bir arkadaşımdan duymuştum. Radyo diyip geçmeyin o zamanlar çok popülerdi. Hepimiz dinlerdik, birbirimize şarkı armağan ettiğimiz zamanlar falan olurdu. Nihat Sırdar, Ceyhun Yılmaz,… Continue reading Ayça ve Toni ile Ev Hali ❤

Günlük, Kendime Not

AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN

Dün izleyeceğim bir dizi de olmayınca kız kardeşimin gönderdiği kitaplardan bir diğeri olan Ahmet Ümit'in yeni kitabı "Aşkımız Eski Bir Roman"ı okumaya başladım. Ahmet Ümit'i gerçekten severim. Kitapları akar, merakla okutur. Liseye gittiğim yıllarda, 2000lerin başında onun kitaplarını okumaya başlamıştım. Sis ve Gece, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Kukla, Beyoğlu Rapsodisi, Aşk Köpekliktir kitapları su gibi akıp gitmişti.… Continue reading AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN

Diziler

Kendinle Yaşamak!

Bir gece önce Paul Rudd'ın Netflix dizisi "Living with Yourself"e denk geldim. Kafamda deli sorular... Öncelikle şunu söyleyeyim, Paul Rudd'un herhangi bir dizi hazırlığında olduğunu bilmiyordum. Hatta "Living with Yourself"i ilk gördüğüm anda Netflix filmi sandım. Eğlenceli 2 saat geçireyim diye düşünüp tıkladığımda bir sezonluk mini bir dizi olduğunu fark ettim. Bölümleri yaklaşık 25 -… Continue reading Kendinle Yaşamak!

Günlük, İstanbul'da Yaşamak

Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı?

Geçenlerde çok sevdiğim bir kaç arkadaşımla konuştuğumuz konuyu buraya taşımak isterim. Benim "Web Tasarımı" üzerine bir açık öğretim fakültesi kaydım var. Çok büyük bir hevesle, iş yerindeki birimimi değiştirmemi sağlar diye başlamıştım. 2017'den beri bu programa kayıtlıyım ama sadece kaydolduğum ilk yarıyılda bir kez vizelere girmiştim. Sonrasında devam etmedim. Hevesim kaçtı, çünkü iş yerimdeki (şu… Continue reading Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı?

Günlük, Geziler

Gezilerim: 9. Bölüm

Madem Erasmus'taki gezilerimin sonuna geldik, döndükten sonra kaçıp saklandığım Bodrum'u anlatırım ben de! Bodrum'a yalnız başına gidilir mi? Bodrum güvenli mi? Bodrum'da bir kadın tek başına tatil yapabilir mi? Bu soruların hepsinin cevabı kocaman bir EVET! Türkiye'de tatil için gitmeyi en sevdiğim yer Bodrum olabilir gerçekten. Hatta keşke Bodrum'da yaşasam! Siz bakmayın son 10 yılda… Continue reading Gezilerim: 9. Bölüm

Günlük, Kendime Not

AMOK KOŞUCUSU

Dün kız kardeşimin gönderdiği kitaplardan bahsetmiştim. Daha doğrusu, o kitaplardan birine başladığımdan bahsetmiştim. Kitaba aralarındaki en ince kitap olduğu için başladım evet ama tadı damağımda kaldı =) Madem etkilendim, şu blogda bir de minik bir kitap incelemesi olmasın mı? Okuduğum ilk kitap "Amok Koşucusu" oldu. Aslında kitap dediğime bakmayın. Amok Koşucusu'nun normalde 7 öyküden oluşan… Continue reading AMOK KOŞUCUSU

Günlük, Kendime Not

Nereden Başlamam Gerektiğini Bilmiyorum

Sıralama yapamıyorum. Yapmam gereken bir milyon iş belirledim kendime. Hem zorunlu olanlar var aralarında hem de yapsam bana faydası olabilecek olanlar var. Yapılacaklar listemi açıklasam buradan İtalya'ya yol olur. Hepsini de bitirebileceğim en kısa sürede bitirmem lazım. Ama bir türlü kafamı toplayıp da sıralamayı yapamıyorum. Kafamdaki planla günlük rutinim çok farklı ilerliyor. Ben istiyorum ki… Continue reading Nereden Başlamam Gerektiğini Bilmiyorum

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

İş Arama Maceraları Bölüm 3: Pişmanlıklar

İhtiyacınız yokken de iş arıyor musunuz bilmiyorum. Bence her zaman bakmak ve hazır olmak gerekir, tecrübelerim bana bunu öğretti. İhtiyacınız varken ya da yokken iş ilanlarına baktıysanız eğer, uçlardaki maaşları da fark etmişsinizdir. Bu haftaki iş arama maceramda bana şok yaşatan maaşlar gördüm. Yani burada tek tek söyleyip, işleri aşağılıyormuşum gibi görünmek istemem ama okul… Continue reading İş Arama Maceraları Bölüm 3: Pişmanlıklar

Diziler

Suits’e Dair En Güzel 5 Şey

Eski/Yeni gözdem Suits'i izlemeye başladığımdan beri dikkatimi çeken çok fazla şey oldu. Öyle ya tam 9 sezon süren bu diziyi, kim neden izlesin, izlemeye neden başlasın diye düşünürken kendi çapımda bazı sebepler yakaladım. Eğer karakterlere bağımlı hale gelmediyseniz ya da avukat falan değilseniz, dizinin kendisini size izletme olasılığı biraz düşük açıkçası. Evet dizinin genel bir hikayesi… Continue reading Suits’e Dair En Güzel 5 Şey

Günlük, Kendime Not

OH BE! Ruhum Temizlendi!

Beni bir süredir takip ediyorsanız, kafamı son dönemde sosyal medyaya taktığımı fark etmişsinizdir. Sanal insanlar, yalan hayatlar, -mış gibi görünsün diye düzenlenen anılar, farklı hesaplarda tekrarlanan aynı sahneler derken sabrımın sonuna geldiğimi gördüm. Hazır bolca da vaktim var, o zaman "ben bunla bişey yaparım ki" diyip işe koyuldum. Zaten geçen sene Twitter hesabımı kapatmıştım. Oradaki… Continue reading OH BE! Ruhum Temizlendi!

Diziler

Harvey Specter ile İyileşiyorum Serisi

Harvey Specter ile iyileşiyorum dlkgjldkjgfldfgjd Madem evdeyim ve yatmaktan başka yapacak işim yok, o zaman neden 9 sezonluk Suits maratonuna başlamayayım ki dedim. İyi demiş miyim? Bir kaç ay önce Netflix'te görünce kaldığım yerden devam etmek istemiştim ama üstüne neredeyse 5 sezon daha geldiğini görünce cesaret edememiştim. Şimdi hazır Peaky Blinders da bitince neler olduğunu… Continue reading Harvey Specter ile İyileşiyorum Serisi

Erasmus, Geziler, Kendime Not

Gezilerim: 8. Bölüm

Kullandığım giriş fotoğrafına bakınca bir hüzünlendim. Bir an kendimi, saçlarımı, oradaki halimi çok beğendim, "yuh be ne kadar güzelmişim!" dedim. İstanbul'a adım atar atmaz o güzellik kaçtı gitti çünkü. Hele bir de şimdi görseniz, yüzümün her yerinden kaygı ve yorgunluk akıyor. Geçirdiğim her gün olumsuz bir duygu daha yükleniyorum. Deprem mi oldu? Kaygı. Hastaneye mi… Continue reading Gezilerim: 8. Bölüm

Diziler, Listeler

Peaky Blinders’ın Büyük Gizemini Çözüyoruz!

Spoiler olmasın diye aklımdaki başlığı yazamadım. Normalde bu kadar ince düşünemeyebilirim de en yakın arkadaşlarımdan biri olan Bihterciğim tam bir spoiler polisi, o nedenle radarına girmemek için şu an bir şey yazamıyorum. Sadece bugün burada toplanma amacımızın, Peaky Blinders'ın 5. sezon finaline ait bir gizemi ile ilgili teorimi paylaşmak olduğunu belirteyim ve yavaş yavaş spoiler… Continue reading Peaky Blinders’ın Büyük Gizemini Çözüyoruz!

Diziler

Peaky Blinders 5. Sezon İncelemesi

Şu dizinin sezon finalleri (haksızlık etmeyeyim bir de muhteşem soundtrackleri) olmasa, çekilir çile değil ya neyse! Son dizi takıntım olan Peaky Blinders'ın 5. sezonunu bitirmiş olmanın heyecanını yaşıyorum şu anda! Dizinin sezon finalini gerçekten sinirden dudağımı ısırarak izledim. O kadar güzel kurgulamışlar ki! Özellikle son 10-15 dakikası mükemmeldi. Tansiyonu bir saniye bile düşürmeden devam ettiler.… Continue reading Peaky Blinders 5. Sezon İncelemesi

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Bu Ne Biçim Hikaye Böyle?

Merdiven dilemması... Düştüğüm Maçka Parkı merdivenleri ile ilgili İBB Beyaz Masa'dan gelen maili paylaşmıştım. Yazılarımı takip ediyorsanız, o merdivenlerin yaptırıldığını biliyorsunuzdur. Salı günü beni Şişli Belediyesi'nden aradılar. Komşu Masa diye bir uygulamaları var. Talebimin Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü'ne iletildiğini belirttiler. Hiçbir şey söylemeyip teşekkür ettim sanırım. Merdivenin tamirinin gerçekleştiğini söyledim mi hatırlamıyorum. Kişisel zararımla kimin… Continue reading Bu Ne Biçim Hikaye Böyle?

Diziler, Listeler

Peaky Blinders Karakterleri: Övülmeli mi Sövülmeli mi?

İnişli çıkışlı karakterlere sahip inişli çıkışlı dizi Peaky Blinders, 5. sezonunu yayınladı. Yayınladı yayınlamasına ama ben henüz yeni sezondan sadece 2 bölüm izleyebildim. Bu arada diziyi izlerken, dizideki karakterlerin bir kısmından içi şişen yalnızca ben miyim bu sorunun cevabını gerçekten çok merak ediyorum. Bazı karakterlerin sahnelerini gerçekten sarmak ya da onların sahnesi bitene kadar "Whatsapp'ta… Continue reading Peaky Blinders Karakterleri: Övülmeli mi Sövülmeli mi?

Diziler

Peaky *Fookin’* Blinders!

Madem evdeyim ve yapabileceğim şeylerin sayısı az ben de şu çok övülen dizilerden birine şans vereyim dedim. Baktım "Peaky Blinders" bana kenardan köşeden göz kırpıyor, ben de onu izlemeye başladım. Bu kadar övüldüğüne değer mi değmez mi bir de ben inceleyeyim dedim. İzlemeye başladığımda 5.sezon henüz Netflix'e gelmemişti. İzlemem biraz uzun sürdü. Peaky Blinders, diğer… Continue reading Peaky *Fookin’* Blinders!

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

İş Arama Maceraları Bölüm 2: Kariyer Siteleri

Ben ömrümde böyle saçma işler görmedim. Cidden görmedim. Biraz iş ilanı kurcalayayım dedim. Bu nedir ya? Ülkedeki işsizliğin boyutlarına şaşırmamak lazım. İlanların düzensizliği ayrı, anlatım bozuklukları ile dolu olması ayrı, talep ettiği özellikler apayrı bir dünya. Daha ikinci günden içime bir karamsarlık çökmedi değil hani.. Öncesinde size bir başka şeyi anlatayım. Eğitim seviyem dolayısıyla aslında… Continue reading İş Arama Maceraları Bölüm 2: Kariyer Siteleri

Erasmus, Günlük, Geziler, Kendime Not

Gezilerim: 7. Bölüm

Ahh sonra doğru yaklaşıyoruz... Şu gezilerde yaşadığım mutlu anları, o hisleri hatırlamak için, fotoğraflara tekrar tekrar bakabilmek için yazıyorum aslında bu yazıları. O yüzden bugün sırada Almanya var. Almanya, İtalya'ya dönmeden önceki son durağımdı. Baştan söyleyeyim, Almanya'ya karşı çok mesafeliyim. Pek de Almanya fanı sayılmam. O yüzden Almanya'ya giderken önceliğim kız kardeşimi görmekti. Başka hiçbir… Continue reading Gezilerim: 7. Bölüm

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Bu Da Bir Zafer Sayılır!

Günlerden sonra, dün İBB Beyaz Masa'dan cevap geldi. Açıkçası maili açarken pek de umutlu değildim. Mailin altlarına doğru inerken bir de yüzüm gülmeye başladı. Cevapları şu şekildeydi: "''Öncelikle geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz. Bölgelerde, sorumluluk alanlarımızda bulunan yeşil alanlar ve parklarda bakım ve onarım çalışmaları program dahilinde yapılmaktadır.,söz konusu Maçka Demokrasi Parkı içerisinde bulunan kırık merdivenler… Continue reading Bu Da Bir Zafer Sayılır!

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

İş Arama Maceraları Bölüm 1: İnternet

Madem durumlar böyle, benim de bol zamanım var bari iş başvurularına başlayayım dedim. Diğer türlü hala ilişkilerimle hesaplaşıyor olacaktım. Beynimin başka işi yok, dönüp dolanıyor! O beni aramadı, bu beni çağırmadı, şu diğerlerini bana karşı doldurdu. Bu işin sonu yok, yediğim kazıkların da haddi hesabı yok o yüzden güzel kafamı başka konulara vermem lazımdı. Ayrıca… Continue reading İş Arama Maceraları Bölüm 1: İnternet

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Dostluk Turnusolü

Geçtiğimiz üç gün boyunca başımı kaldıramadığım bir yoğunluğa girdim, buraya yazamadım. Yoğunluk dediğim de kırık bacağımdaki ağrılarım, yorgunluktan uyuyakalmalarım (çünkü tuvalete kalkmak bile aşırı efor) hasta ziyaretine gelen tatlışlar ya da sırf ileride "ben gelmiştim" demek için gelen sinsiler ve gittiğim doktor kontrolümle falan geçti. Sanırım en yorucusu da hastaneye gidip gelmek zaten. Bir ay… Continue reading Dostluk Turnusolü

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Son Haliyle İstanbul Ne Kadar İyi Bir Fikir?

İstanbul benim gerçekten de çok sevdiğim bir şehirDİ. Onca zalimliğe rağmen hala ayakta ve güzel olması, kimse yokken ışıl ışıl parlaması, bir vapur yolculuğunun dertleri silmesi gibi güzellikleri ısıtıyordu içimi. Ama döndüğümden beri bir şeyler değişti, bir şeyler yolunda gitmiyor. Şehir sanki bana artık buradan git diyor. Sanki gitmezsen seni ben göndereceğim diyor. Bunun için… Continue reading Son Haliyle İstanbul Ne Kadar İyi Bir Fikir?

Günlük, Kendime Not

Yaşadıklarımın Bana Hediyeleri Neler?

Yazacak pozitif bir şeyler bulmakta zorlanıyorum. Ayağımı kırmadan önceki gündemimde şu serpme kahvaltı çılgınlığı üzerine bir şeyler yazmak vardı. Hayaller/hayatlar.. Dikkatimi bir yere vermeye de zorlanıyorum. Sürekli bir huzursuzluk hali içerisindeyim. Ya üzgünüm ya sinirliyim. Şu an hasta olan insanları, yaşlı olan insanları, engeli olan insanları o kadar iyi anlıyorum ki! Kendine yetememek çok sinir… Continue reading Yaşadıklarımın Bana Hediyeleri Neler?

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Bireysel Yaptığımız Şikayetlerin Asla Dikkate Alınmaması

Şu kırık hikayesinin sonunu getireyim artık diyorum. En azından ilk olaylarını anlatmayı bitireyim. Benim için en az 3 ay daha gündemde olacak ama, burayı da bu konuyla fazla işgal etmeyeyim. Zira doktordan bir randevu almak için bile 4 gün uğraşıyorsunuz. Bu çile biter mi? Bacağım kırıldıktan bir kaç gün sonra kendime geldiğimde bu durumu birilerine… Continue reading Bireysel Yaptığımız Şikayetlerin Asla Dikkate Alınmaması

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Biraz Dertleşelim mi?

Bugün İstanbul'da yaşıyor olmaktan nefret ettim. Duygularım karman çorman oldu. Hepsi de negatif duygulardı. Korktum, üzüldüm, sinirlendim, kalbim kırıldı, isyan ettim. Hepsi, her şey üstüste geldi. Deprem anında evdeydim. İyi ki annem de evdeydi. Yoksa ben bu halde ne yapardım bilemiyorum. Bizim apartman korkunç şekilde sallandı. Tüm herkes aşağı inerken biz de annemle indik. Yaklaşık… Continue reading Biraz Dertleşelim mi?

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Taksicilerle Aranız Nasıl?

Gün boyunca başımıza gelenler yetmiyormuş gibi, bir de taksici ile sınandık. İki gündür baya ağrım vardı bir türlü yazamadım. Hikayeye buradan devam edeyim. Hiçbir taksici rahatını bozup hastaneye hele de acile gelmek istemiyor öncelikle bunu söyleyeyim. Halam resmen hastanenin dışına çıkıp bu adamı bulmuş. Neyse adam geldi beni taksiye bindirmeye çalışırlarken "Nasıl düştün, ne yaptın,… Continue reading Taksicilerle Aranız Nasıl?

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Katil Merdivenler Bileğimi Nasıl Kırdı?: 2. Bölüm

Ameliyat hikayesine dönmeden önce size acilde karşılaştığım insan tiplerinden biraz bahsetmek isterim. Mesela yanındaki eşi/nişanlısı yardımına ihtiyaç duyan bir adam vardı. Kız da belli ki burkmuş bileğini, garibim yalnız başına zıpzıp zıplıyor. Peki bu AYI kardeşimiz ne yapıyordu sizce? Kıza yardım etmek yerine, dönmüş benim ayağımı inceliyor, bir de müthiş bilgi birikimi ile bana "Bu… Continue reading Katil Merdivenler Bileğimi Nasıl Kırdı?: 2. Bölüm

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Katil Merdivenler Bileğimi Nasıl Kırdı?

Nereden başlasam? Geçtiğimiz çarşamba günü için muhteşem bir plan yapmıştık. Önce kahvaltıya, oradan Bienal'e gidecektik. Gerçi ben bugün hariç tüm haftanın blog yazılarını önceden hazırladığım için tüm haftam inanılmaz güzel planlar ile doluydu. Neyse, kısmet değilmiş diyelim! Çarşamba günü diyordum, evet. Nişantaşı'nda kahvaltı yapıp, sonra Pera Müzesi'ndeki sergiyi gezecektik. İlk plan kusursuz işledi. Gittik misler… Continue reading Katil Merdivenler Bileğimi Nasıl Kırdı?

Günlük, İstanbul'da Yaşamak

Sanat Eserleri ile Aynı Kadraja Girmek

Sanat eserleri ile fotoğraf çektirip onu sosyal medya mecralarınızda paylaşır mısınız? Geçen hafta İstanbul'da gerçekleşen Contemporary İstanbul hakkında yazmak istedim biraz. Yaklaşık 4-5 senedir katıldığım bu sergiye bu sene katılmadım. Pişman da değilim açıkçası. Neden mi? Açıklayayım. Sergiyi ziyaret etmemek için ilk nedenim bilet fiyatlarıydı. Bilet fiyatlarını duydunuz mu ya da bir şekilde gördünüz mü… Continue reading Sanat Eserleri ile Aynı Kadraja Girmek

Erasmus, Kendime Not

İtalyanlar’ın Mezuniyet Adetleri

Perugia seferindeyken -artık sefer diye bahsediyorum- inanılmaz güzel İtalyan ritüelleriyle karşılaştım. Her birine ayrı ayrı hayran kaldım. Bu insanlar gerçekten yaşamayı seviyorlar, eğlenmeyi biliyorlar. YAŞAMAYI VE EĞLENMEYİ SEÇİYORLAR. Ellerini sürdükleri her şey mutluluk saçıyor. Bu geleneklerden birini görüp de gülümsememeniz, içinizin ısınmaması mümkün değil. Hiçbirini unutmak istemiyorum o yüzden aklıma geldikçe burayı yine anılar ile… Continue reading İtalyanlar’ın Mezuniyet Adetleri

Diziler

The Boys 1. Sezon İncelemesi

Sağımızın solumuzun, önümüzün arkamızın süperkahraman filmleriyle ve dizileriyle dolu olduğu şu günler de bir yeni iş de Amazon'dan geldi. Temmuz ayında, The Boys isimli bir çizgi roman uyarlaması yayınladılar. Ben çizgi romanını okumadığım için neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. diziyle ilgili olarak sadece diğer çizgi roman uyarlamalarına benzemeyeceğini ve sert olacağını okumuştum. Aklıma Legion gelmişti, o da… Continue reading The Boys 1. Sezon İncelemesi

Filmler

Gerçek Bedel

Bakış açımı değiştiren belgesellerden bahsetmişken, "The True Cost" ile ilgili bir şey yazmasam olmazdı. Çünkü bu belgeseli izlediğimden beri, büyük markalardan tek bir kıyafet almadım. Hoş, küçük markalardan da almadım. Hatta pazardan bile almadım. Çünkü moda sektörünün ne kadar büyük bir KATİL olduğunu bu belgesel tamamen gözlerimin önüne serdi. Giyim-kuşam artık öyle bir hal aldı… Continue reading Gerçek Bedel

Filmler

Bir Zehir Türü Olarak Şeker

Belgeseller ile aranız nasıl? Herkesin belgesel izleyip caz dinlediği, kimsenin reality show izlemediği bir ülkede benimki de soru mu ya! Değil mi? =) Çok uzun zamandır aklımda olan bir belgeseldi "That Sugar Film". İyi ki izlemişim. Son yıllarda beni vuran ikinci en büyük belgesel oldu. Birincisi ise "True Cost" isimli giyim sektörünü anlatan bir belgeseldi.… Continue reading Bir Zehir Türü Olarak Şeker

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Benim Sıram Ne Zaman Gelecek?

Hayat bize sürekli böyle düşündürüyor, farkında mısınız? Her gidenle birlikte, onlar için seviniyorsunuz ama bir yandan da kendiniz için üzgün hissediyorsunuz. En azından benim durumum böyle. Sanırım karar verdim. Sanırım ben de gitmek istiyorum. En azından İstanbul'da kalmak istemiyorum. Burada benim için ailem ve bir kaç dostum dışında hiçbir şey yok. Rezil bir şehir olmuş burası,… Continue reading Benim Sıram Ne Zaman Gelecek?

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Dans Etmek İstiyorum!

Zaten kararsızın tekiyim, kafam iyice karıştı! Şu an için aklındaki işi bulmaya çalışan, bunun için de beklemeyi sorun etmeyen bir insanım. Hayatımdaki "arkadaş görünümlü" insanların ya da bir türlü uzak olamayan akrabaların tüm mahalle baskılarına rağmen duruşumu bozmuyorum. İstiyorlar ki ilk bulduğum işe girip kendileri gibi ruhumu satayım ya da iki kuruşa birilerinin kuklası olayım.… Continue reading Dans Etmek İstiyorum!

Günlük, Kendime Not

Yaşam Döngüleri

Döngüler hakkında ne düşünüyorsunuz? Ben, en büyük sınavımız olduğunu düşünüyorum. Hayatımız boyunca aynı konular, aynı ruhlar, aynı problemler defalarca karşımıza çıkıp duruyor. Bunu fark etmemiz hayatımızın uzunca bir dönemini alıyor zaten. Kişi bazında fark ettiğim iki döngüm var mesela. En yakın erkek arkadaşım olan bir tip var. 7 yılda bir falan karşıma böyle biri çıkıyor.… Continue reading Yaşam Döngüleri

Diziler, Listeler

Evlat Olsa Sevilmeyecek 6 Dark Karakteri

Dün sevdiğim karakterleri sıralayınca, bugün neden sevmediğim karakterleri sıralamayayım ki diye düşündüm. Daha önce de yazdığım gibi, Dark'ın dizi olarak pek sevilecek karakteri yok. Dizi karakterler üzerinden yürümüyor. Olay örgüsünde karakterler amaç değil araç. Hiçbir karakterin şirin olmak, sevilmek gibi bir derdi de yok. Senaristlerin de tek derdi zamanda ve mekanda yolculuk. Onun dışında şu… Continue reading Evlat Olsa Sevilmeyecek 6 Dark Karakteri

Diziler, Listeler

En Sevilesi 5 Dark Karakteri

Bu aralar Dark'ın 2. sezonunu yeniden izlemeyi çok istiyorum ama bir türlü organize olamıyorum. Ben de belki hevesim daha da harlanır diye bir karakter listesi yapayım, sevdiğim karakterleri sıralayayım dedim. Bakalım ne kadar işe yarayacak =) Dark'ın 1. sezonu için yazdığım yazıya buradan; Dark'ın 2. sezonu için yazdığım yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Dark'ın pek de sevilesi karakterleri yok, biliyorum.… Continue reading En Sevilesi 5 Dark Karakteri