Blog

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Tüketen Kolektif Bilinç

Kolektif bilincin bizi nasıl etkilediğini hiç düşündünüz mü? Yaşadığınız yerdeki insanların hissinin size de nasıl bulaştığını fark ettiniz mi? Stresleri stresiniz, üzüntüleri üzüntünüz, dertleri derdiniz, kızgınlıkları kızgınlığınız oluyor, dikkatinizi çekti mi?

Mesela şöyle örnek vereyim. Geçtiğimiz 6 ay boyunca İtalya’da asla “nefret ediyorum”, “tiksiniyorum”, “gebersin” kelimelerini kullanmadım. Aklımın ucundan bile geçmedi. Tertemiz ve çok mutluydum. Yüzümü görseniz anlardınız. Kalbimdeki tek şeyin sevgi ve neşe olduğunu bilirdiniz. Çünkü kolektif bilinçleri bu. Yayılan duygu bu. Hainlik, pislik, kıskançlık, saygısızlık, avamlık yok! Ama döndüğümden beri bu kelimeler yine bana geldi, ağzımın ve kalbimin ortasına yerleşti. “Nefret ediyorum” demekten içim kurudu, yüzüm yine mutsuz, bir takım insanlara dair tek dileğim “gebermeleri” yönünde ve onlardan gerçekten “tiksiniyorum”. Gelir gelmez kolektif beni içine aldı. Çünkü herkes mutsuz, herkes güvensiz, herkes bir diğerinin elindeki imkanı kıskanıyor, herkes bir diğeri beleşe yaşıyor sanıyor. Fırsatını bulsa kendisini kazıklayacak, elindeki her şeyi alacak ve öldürüp bir köşede bırakacak sanıyor. Bunca haberin içinde haksızlar mı? Bilemiyorum.

Ben de korkuyorum. Bu sokaklarda yürürken korkuyorum. Eve gelirken korkuyorum. Çok sevdiğim bir arkadaşım evlendi cumartesi gecesi. Bir ara arkadaşlarımla geçirdiğim o güzel anları bıraktım, çünkü tek düşündüğüm düğünden eve gece nasıl yalnız döneceğim oldu. Taksiye yalnız bilmekten korkuyorum. Geçen hafta korkudan 10 lira fazla verdim taksiciye. Yeter ki ineyim de evime gireyim diye. Korkarım yakında herkes beni kazıklamaya çalışıyor paranoyasına da gireceğim. Başka saçma ne kadar paranoyanız varsa onlar da sirayet edecek.

Geleceğim adına ben korkmayayım da ne yapayım şimdi? İşin kötüsü artık meditasyona oturacak sabrım da yok. Anda kalma yetimi kaybettim. Bakalım nasıl toparlayacağım her şeyi..

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.
Günlük, Kendime Not

İçini Tam Dökemeyen İç Dökme Postu v2.0.

Hani filmlerin büyük aksiyon anlarında bir karakter bir kapıya doğru koşar. O kapıda hep otomatiktir ve yukarıdan aşağıya doğru kapanır. Koşan karakter kapının açık kalmasına bir türlü yetişemez ve o kapı çat diye yukarıdan aşağıya onun gözünün önünde kapanır. Geri dönüp diğer tarafa gitmek ister ama kısa bir mesafede başka bir kapı daha aynı şekilde önünde kapanır. Karakterimiz sıkışır, gidecek yeri kalmaz, yardım isteyecek kimsesi kalmaz. Bağırsa da cam kapılar yüzünden onu kimse duymaz. Büyük bir kapana sıkışır.

Bunu neden yazdım. Çünkü tam da böyle hissediyorum. Dört yanım kapalıymış da hareket edemiyormuşum gibi. Katatonik halde sadece nefes alıp nefes verebiliyormuşum gibi. Ne yapacağımı hiç bilmiyormuşum gibi. Bir adım öne atsam başka bir dünya, bir adım geriye atsam bambaşka bir dünya var gibi. Ama ne bir adım öne atıp ileri gidebiliyorum. Ne de bir adım arkaya atıp geri gidebiliyorum. Camlar o kadar kalın ki bağırsam yardım istesem de kimse duymuyor. Arada kaldım. Sıkıştım. Nefes alırken bile zorlanıyorum. Burada ne yapacağımı bilmiyorum. Sanki kendim değilmişim gibi hissediyorum. İki otomatik cam kapının arasında sıkışmış kendimi izliyorum dışarıdan. Daha ne kadar sabredebileceğimi düşünüyorum. Cevap bulamıyorum.

Allah’tan burası var da en azından birazcık da olsa içimi döküyorum..

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.

 

Kendime Not

Astroloji ile Aranız Nasıl?

Benim baya iyi. Astrolojiyi de astroloji ile ilgili okumaları da çok severim. Eğer doğum haritasını doğru okumayı bilirsek, hayatımızla ilgili baya nokta atışı şeyler yakalayacağımıza da inanıyorum. Bu nedenle de geçtiğimiz aylarda AskMoyra’nın freelance yazarlarından biri oldum. Şimdilik iyi gidiyor, hem eğleniyorum, hem yeni şeyler öğreniyorum. Yakında kendi haritamı yorumlamaya başlarsam şaşırmayın =)

Az önce bu ayın yazılarını yazarken, geçen ay için yazdığım yazılarıma rastladım. Birkaçını buraya ekleyeyim belki ilgilenen merak eden olur. Link aşağıda:

Başak Burcunun Ölmeden Önceki Son İstekleri

İyi ki Başak Burcu Kadınıyım Dedirtecek 7 Özellik

Sadece Yükselen Burcu Boğa Olanların Anlayabileceği 6 Durum

Boğa Burcu Erkeğini Kendine Âşık Etmen İçin Uygulaman Gereken 10 Altın Kural

Not: Başak burcu değilim, Boğa burcu erkeğine aşık falan da değilim, öyle denk geldi =))

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.
Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Sıkıldığım Şeyler Var..

Size, sizin onlara verdiğiniz kadar değer vermediğini düşündüğünüz insanların arasına sıkıştığınızda ne yapıyorsunuz? Son dönemde sık sık böyle hissediyorum ve ne yapacağımı bilemiyorum.

Döndüğümden beri çoğu şeyi bıraktığım gibi bulamıyorum. Eskisi gibi tad alamıyorum, eğlenemiyorum. Buradayım ama değilim gibiyim, çözemiyorum. Gözden ırak olan gönülden de ırak mı olmuş, insanlar mı değişmiş, ben mi değişmişim çözemiyorum… İnsanlara aynı değeri veriyorum, ne eksik ne fazla. Ama aynı değeri göremiyorum ne yazık ki..

Bu baya iç dökme postu olacak, anlaşıldı…

Genel olarak çok sosyal bir insan olmamla bilinirim. Her yerde, her yerden farklı arkadaş gruplarına sahibim ve bununla da gurur duyarım. Kız grupları, erkek grupları, karma gruplar derken taşıyabileceğimden çok gruba sahibim. Ama döndüğümden beri içime sinmeyen bir şeyler var. Belki de bu insanların çoğundan fazla beklentim var, bu yüzden böyle hissediyor da olabilirim. Arasınlar, sorsunlar, hayatımda varlık göstersinler vs gibi. Artık hayatımda çok fazla yeni insan da var, yalnız da değilim yani. Kimse yalnız kalmaz zaten, eğer kendi seçimi bu değilse. Kendimi hiçbir yere, hiçbir kimseye, hiçbir gruba ait hissetmiyorum. Hissedemiyorum. Yine bir eşik atlayacağım sanırım, bu kadar sıkıntı içine düşmemi başka türlü açıklayamıyorum.

Belki ben böyle hissediyorum, bilemiyorum. Mesela şu an oturup tezimin son düzeltmelerini yapacağıma, bunu düşünüyorum. Nasıl erteleme seçeneği ama! Şahane değil mi? Belki hiçbir şey değişmedi, belki sadece ben değiştim, eğlenceye ve arkadaşlığa bakış açım değişti ama sırf teze odaklanmamak için zamanımı bunlarla öldürüyorum, kimbilir?

Ama yine de merak ediyorum, verdiğiniz değeri karşıdan görmediğinizi düşündüğünüzde bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.
Günlük, İstanbul'da Yaşamak

İstanbul’a Gelsinler mi?

“İstanbul’a geleyim mi?” diye sordu bir İtalyan tanıdığım. Gel diyemedim. Gezmeye, görmeye gelecek tabii, yaşamaya değil. Gelecek bir hafta falan neyse kalacak dönecek. Adam deli mi mis gibi İtalya’yı bırakıp, İstanbul’da yaşasın? Ben ruhumu satarım orada yaşamak için =))

Şaka bir yana şu fotoğraflara bakın, nasıl gel diyebilirim? İstanbul bu mu? Burayı mı göstereceğim adama? “Bak nasıl da çarpık kentleşmişiz, dünyanın başkentinde. Harika değil mi?!”

carpık_fhd

Sizin de içiniz yanmıyor mu her dışarı çıktığınızda?

Köprülerden her geçtiğinizde, turistik bir alana her girdiğinizde, her restorasyon inşaatı gördüğünüzde, yüksek bir yerden manzarayı izlediğinizde yahut uçaktan aşağıya baktığınızda sizin de içinizden bir parça kopmuyor mu?

carpik3_fhd

Her yeri yeşillik, her yeri park, her yeri sakin ve doğal olan bir ülkeden gelen bir arkadaşınız olsa ona burayı gösterir misiniz? Bence göstermezsiniz! Peki biz neden böyle yaşamayı kendimize reva görüyoruz? Neden daha iyisine sahip olabilecekken, kötüsüne boyun eğiyoruz?

carpik_fhd

Neden Salacak’ta, Bebek’te, Arnavutköy’de, Kuzguncuk’ta ve sahili olan tüm diğer ilçelerde rahatça gezerken, gönlümüzü doyuracak bir manzaraya değil de bu yukarıdakine tamam diyoruz? Neden insanların el birliğiyle İstanbul’u gün be gün bitirmelerini izliyoruz?  Neden rant kapısı olarak kullanılacak diye bütün doğal güzelliklerin öldürülmesine tanıklık ediyoruz? Yine buraya yazamayacağım ve kendime saklamak zorunda kalacağım cevaplarım var, tabii.

Ben yine elim mahkum gel diyeceğim arkadaşıma, gelirse gezdirebileceğim henüz bozulmamış güzel İstanbul köşeleri biliyorsanız yazar mısınız şuralara bir yerlere?

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.