Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Bazı Dostlarımız Var Ya Hani, Heh İşte Onlar İyi ki Var!

Şu fotoğrafta yanımda gördüğünüz kızcağız, yaklaşık 2003 yılından beri hayatımda. İlk tanıştığımızda o ortaokuldaydı, ben lisedeydim. O zamandan sonra da hiç bırakmadık birbirimizi. Elbette tartışmalarımız oldu, hatta bir kez aylarca küs kaldığımız bile oldu. Ama hepsi birbirimizin iyiliği içindi. En azından biz öyle düşünüyorduk. Birini çok sevdiğinizde onun hayatı için vereceği kararları bile ondan daha iyi bildiğinizi düşündüğünüz anlar olur ya, işte bizimki de öyleydi. Ben onun hayatı için yapması gerekenleri ondan daha iyi biliyordum, o benim hayatım için yapmam gerekenleri benden daha iyi biliyordu =)) İyi kötü her şeyi beraber yaşadık deneyimledik.

Bu bloğu takip ettiğini, hatta bu bloğun varlığını bildiğini bile sanmıyorum. Ama iki gündür yazdıklarımı, geldiğimden beri içimdeki kırık ve depresif kadını farketmiş olacak ki bugün beni dışarı çıkarmak için çok uğraştı. Üstelik, bu kız evleniyor, iki ay içinde nikahı var, pılını pırtını toplayıp İzmir’e taşınıyor, binbir ayrı işi var onu bekleyen! Buna rağmen bir Funda’yı kendine getirmeliyim seansına vakit ayırabiliyor ❤ Ben bu kızı sevmeyeyim de kimi seveyim!

Düşünüyorum da ondan başka kim yardım çığlıklarımı hissederek benim için bir şeyler yapmak isterdi ki? Kim elini kalbimin tam içine sokup karanlığı tuttuğu gibi oradan çıkarırdı? Hatta sonra o karanlığı miniminnacık yapana kadar ufalayıp en sevdiğim sahillerde denize rüzgara karıştırırdı? İyi ki var cümlesini öylesine söylemediğim maksimum on insandan biridir Sakiş, gerçekten iyi ki var! Şimdi evlenip İzmir’e yerleşecek gönlümün efendisi. Kendi adıma üzgünüm tabii, en yakın arkadaşım, kızkardeşimden sonraki en yakınım gidiyor. Kimse elini uzatmaz, birileri elini uzatmış gibi yaparken, her zaman yanımda olan dert ortağım, etkinlik arkadaşım, ruhani liderim kendi hayatını kuruyor. O hayat bu kadar uzakta olmayaydı, eyiydi =) Gerçi kim bilir? Bakarsınız ben de İzmir’e taşınırım, hayat bu, belli mi olur? Ama onun için çok mutluyum. Hayatını çok tatlı bir adamla birleştiriyor ve gerçekten çok mutlu olacak. Buna inanıyorum. Umarım mesafeler bizi sadece daha güçlü kılar ve dostluğumuz bu testi de başarıyla atlatır ❤

Hayatımdaki insanların kimini sevdi, kimine kırmızı kart verdi ama her zaman her dediği çıktı. Sevgililerimde de kırmızı kartları doğru çıktı, çok yakın arkadaşım dediklerimde de. Ama onun yeri hiç değişmedi. Bu saatten sonra değişmez de diye düşünüyorum. Canım Sako, seni çok seviyorum ve her zaman çok mutlu olmanı diliyorum ❤

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.
Günlük

Karşımızdakini Gerçekten Anlıyor muyuz?

İletişimin özünü kullandığımız kelimelerin oluşturduğunu düşünüyorum. Bu kelimeleri kullanışımızın da bize, her birimize özgü olduğunu düşünüyorum. Kalıplar, değerler, yargılar o kadar öznel ki..

“Cesaret” kelimesini ele alalım. Sizce nedir “cesaret”? Neyi “cesurca” bulursunuz? Ya da “hırs” dendiğinde beyninizde olumlu bir düşünce mi yayılır, yoksa negatif hisler kalbinize mi yapışır?

Her birimizin yargıları, değerleri ve bunlara yaptığı tanımlar farklıdır. Siz hırsı olumsuz ve çevrenize zarar veren bir davranış gibi tanımlarsınız. Ben gelişmek için gerekli bir his olarak tanımlarım. Sevgi, aşk, mutluluk, sadakat, üzüntü, korku hepsi farklı değişkenler.

Bu yüzden bir kişiyle konuşurken onu etkili şekilde dinlemenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ne söylemek istiyor? Bana ne anlatıyor? Neler yaşamış, nasıl tanımlamış bunlar çok önemli. İnsanları seçtikleri kelimeler üzerinden tanımaya çalışmak gerekiyor. Yoksa hepimiz söylemek istediklerimizi söyleyemeden diğerlerinin anlam denizinde boğulmaya başlıyoruz.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.