Erasmus, Günlük

Macera Başladı: 62. Gün

İtalya’ya gelince en çok yapmak istediğim şey gezmekti. Hala öyle aslında, bir şey değişmiş değil. 2 ay içerisinde Assisi’ye, Pisa’ya, Floransa’ya ve Bologna’ya gidebildim.

İtalya’nın her yeri ayrı güzel. Her bir kültürel yapıyı çok güzel korumuşlar. Kendi yapılarına önce kendileri saygı duyuyorlar, sonra gelen konuklardan saygılı olmasını bekliyorlar. Sonuçta ihtiyaçları olan saygıyı eksiksiz alabiliyorlar.

Floransa_fhd

İçerinde en sevdiğim yer Floransa oldu. Bu Floransa’ya ilk gidişim değil ve nedense o şehre aşığım. O kadar güzel ki. Bir de hayalim var, Floransa’da yaşamak ve bir dondurmacıda çalışmak istiyorum. Minik bir evim olsun, bir Vespa alayım, işe falan onunla giderim diyorum. Akşamları da Piazzale Michelangelo’ya gidip bir kadeh şarabımı ya da Spritz’imi içeyim diyorum. Hayat bu olsun yani ❤ Bazen bu hayalimi insanlara anlattığımda dalga geçiyorlar. Çünkü illa çok BÜYÜK hayallerim olmalı, en azından o dondurmacının sahibi olmalıyım, hatta dondurmacı zinciri açmalıyım! Ne saçma hayat!

Bologna_fhd

Bologna’nın yeri ayrı, tüm sosyal aktiviteleriyle, tarih kokan yapılarıyla, hareketliliği ve yerleşim alanıyla tam bir öğrenci şehri. Perugia gibi değil, Perugia biraz kasaba gibi kalıyor onun yanında. Bologna’ya gidip tanıdık markaları görünce, İtanbul’da yaşadığımı hatırladım. Perugia’da yaşadığım yerin yakınında hiç AVM yok, dolayısıyla AVM kültürünü unutmuşum. Zaten sevmezdim ama farkettim ki yokluğunu hissetmemiş, varlığını hiç de özlememişim. Güzel ve uyguna yiyip içmek için de Bologna çok uygun.

Pisa_fhd

Assisi’den daha önce bahsetmiştim, Pisa ise o kadar sarmadı beni ne yalan söyleyeyim. Kuleden ibaret ve turist dolu. Fiyatlar ise bu anlattığım yerlerin arasında en yükseği. En komik kısmı ise Türkçe bilen esnaflardı. “Hadi bakalım Demet Akalın”, “Falan filan İnterMilan”, “Gel abla”, “Batan geminin malları bunlar” gibi deyimleri öğrenmişler, Türk olduğunuzu anlayınca peşinizi asla bırakmıyorlar.

En kısa zamanda yeni yerler gezip yepyeni şeyler görmek istiyorum ❤

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Erasmus, Günlük

Macera Başladı: 54. Gün

Madem yaklaşık bir aydır yazamadım, o zaman neden yazamadım, onun yerine neler yaptım, nerelerdeydim onları anlatayım. Bol bol etkinliğe katıldım. Mesela, buraya çok yakın Assisi isminde bir başka kasaba var. Bugünün konusu Assisi olsun!

Perugia’dan trene atladığınızda Assisi’ye gitmek yarım saat falan sürüyor. Çok güzel bir yer. Ruhunuzu doyurmaya bire bir. Gerçi İtalya’da bir çok yer öyle. Alabildiğine yeşil alan, olabildiğine korunmuş tarihi doku, güzel yemekler ve her yerden işitme alanınıza girebilecek müzikler ❤

Assisi’ye şimdiye kadar iki kez gittim. İlkinde çok sevdiğim yönetmen Ferzan Özpetek’in “Ferzan in Assisi” etkinliği vardı. Etkinliğin teması: “Il cinema a cuore aperto” yani “Açık kalple sinema”ydı. Bir macera sonucu bir kaç tatlı insanla yolum kesişince ve onların Ferzan Özpetek ile röportaj yapacağını duyunca peşlerine takılıp ben de röportaja katıldım!

Ne kadar hoş bir insan değil mi? Gülümsemesine bakar mısınız! ❤ 14 yaşımdan beri her türlü gazetecilik-sinema-radyo-televizyon eğitimine alıyorum, her türlü kameraya aşinayım, koskoca yönetmenin karşısında çekim yaptığım açıyı görüyor musunuz? Ellerim titredi! Zaten selfie çekmek de birazcık saygısızlık gibi geldi bana, baya utanarak sordum. Bütün gün herkesle selfie çektiğinden olacak, kesinlikle kırmadı beni de.

20180922_164055

Ferzan Özpetek filmlerine bayılırım. Her filmi çok güzel ama sanırım favorim “Mine Vaganti (Serseri Mayınlar)” Hatta Sense8’teki Lito-Hernando-Daniela ilişkisinin Tommaso-Marco-Alba ilişkisinden geliştirildiğini düşünüyorum. Gerçekliği, doğruluğu tartışılır tabii ama seyrederken kafamın bir yanında hep bu vardı. İnsan olarak da Ferzan Özpetek’e bayılırım. Dünyanın en açık kalbine sahip insanlardan biri bence. Her daim kibar, her daim gözleri gülümsüyor.

 

IMG_20180930_194626_115

Sonra bir kez daha gittim Assisi’ye. Bu kez ESN-Perugia (ESN-Erasmus Students Network)’nın düzenlediği rehberli bir turla gittim. Baya da eğlendim. Assisi’li Francesco’nun aziz olmaya giden hayatını dinledim, doğduğu ve öldüğü Assisi topraklarındaki kiliseleri gezdim. Sanat kokuyor her yer, memleket gibi memleket be!

Assisi’ye dair kötü şey ne olabilir diye düşünüyorum. Tabii ki meydandaki mekanların fiyat performansı! 1,5 Euroya su içtim gençler. İnanılır gibi değil. Yurdun oradaki dandik süpermaketten 17 cent’e alıyorduk biz o suyu =)) Bir de Assisi’de çeşme yok. Ya da ben bulamadım bilmiyorum. Bunların dışında suçlamam yok sayın hakim! =)

IMG_20180930_152634_654

Bir kez daha gider miyim bilmiyorum. İtalya o kadar güzel bir yer ki her bir şehri her bir kasabası, hikayelerle, sanatla, güzelliklerle dolu!

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.