Diziler

Dark’ın Ardından..

Yayınlandığı ilk günden beri izlemeyi merakla beklediğim bir diziydi Dark. Alman yapımı bir zaman yolculuğu masalı olduğunu duyduğumdan beri kendimi hazırlıyordum. Bilim-kurgu hikayelerinin özellikle de zaman yolculuğunun meraklısı olan ben, bu diziyi izlemek için inanılmaz heyecanlıydım.

3-4 gün önce yayınlanan ilk bölümünü izleyerek başladım maceraya. İzlediğim en gergin dizi olabilir gerçekten. Müzikler, sesler, efektler, inanılmaz ciddi Alman oyuncular ve bol bol Almanca (Almanlar’dan mı korkuyorum yoksa Almanca’dan mı çözemedim.) daha hikaye başlamadan gerim gerim gerilmeme neden oldu.

Sezonun yarısına geldiğimde hala kim kimin oğluydu, kim kimin geçmişteki haliydi, geçmişte kim kimin akrabasıydı ve diğer insanlarla ne gibi ilişkileri vardı onları oturtmaya çalışıyordum. Aklımın bu kadar karıştığı başka bir dizi daha izlemedim sanıtım. Belki Lost.. Lost’u çok sevmiştim. Lost en azından 100 soru sorduruyorsa, 50’sini cevaplandırıp 100 soru daha bırakıyordu kucağımıza. Ama Dark! Dark, 100 sorunun 2’sini cevaplandırıp 302 soru daha ekliyor sıraya. Gizemler içinde kaybolmayı seviyorsanız Dark tam size göre.

Bugün bitirdiğim Dark’ın ikinci sezonu izler miyim bilmiyorum. Malum en iyi ihtimalle senede bir kez 10 bölümlüğüne evlerimize konuk oluyor bu diziler. Şu anda bile zor izledim, bir sene sonra ne kadarını hatırlarım bilemiyorum. Bir tek mağarayı çok net hatırlayacağım kesin =) Dizi bitirken kafamda onlarca soru dönüp duruyordu, unutmadan buraya not etmek istedim.

dark_2_fhd

-Buradan sonrası spoiler içerir-

Yani bazı kısımları o kadar anlamadım, o kadar manasız geldi ki anlatamam. Keşke biraz daha açsalardı konuları, ya da biraz daha cevap verselerdi.

Mesela:

  • Çocuklar neye göre, hangi sırayla kaçırılıyolar?
  • Geçitleri ve zaman yolculuğu yapılabildiğini ilk kim, ne zaman ve nasıl farketti?
  • Gelecekte Jonas’ı karşılayan, yaralı yüzü olan kız kim?
  • Gelecek o hale nasıl gelmiş?
  • Olayların başlangıcı 1953 mü yoksa daha geriye gidiyor mu?
  • Olayların başlangıcı daha geriye gidiyorsa Helge’den önce çocukları kim kaçırıyordu?
  • Helge öldüğüne göre, yeni Helge (yani Noah’ın çocukları kaçıracak yeni maşası) Bartosz mu oldu?
  • Noah’nın tüm bu olaylardaki rolü ne? Neden yaşlanmıyor? Agnes’in babası olabilir mi?
  • Nielsen – Kahnwald erkeklerinin DNAsında ya da soy ağacında bir şey mi var? Zamanlar arası zarar görmeden nasıl geçiş yapabiliyorlar? (Bu tezi çökerten en büyük şey Helge’nin de geçitlerden kolayca geçebilmesi oldu -ama annesi Helge’nin kimin çocuğu olduğundan emin değildi. Belki de o da rahibin çocuğudur. Bilemiyorum çok karışık =/)
  • Jonas, Noah’ın elinden nasıl kurtuluyor?
  • Claudia kime neden hizmet ediyor?
  • Jonas kurtulduğunda Claudia tarafından gerçekten kandırılıyor mu? Son sandığımız başlangıcın yani solucan deliğini sıfırlamasının değiştirilmesi mümkün değil mi?
  • Eğer geçmiş değiştirilemiyorsa neden herkes zaman makinesi yapmaya çalışıyor?
  • Zamanın akışı değiştirilemiyorsa ve patlama hiçbir şeyi çözmediyse Noah ne planlıyor?
  • Regina olayların ne kadarına hakim? Neden annesinin öldüğünü söyledi? Ayrıca Alexandr diye bildiğimiz kocası kimi neden öldürüp kimliğini çaldı? Hannah’yı bitirmek daha kolay iken neden Ulrich’i bitirmeye çalışıyor?
  • Mikkel bunca zaman geçitleri çalıştıktan sonra neden kendi zamanına geri dönmeyi seçmedi?
  • Ulrich nasıl geri dönecek? Egon’un ona bu denli takıntılı olmasının nedeni ne?
  • Helge Ulrich’i nasıl hiç hatırlamıyor? Yara izi kalmış, olay yaşanmış, Ulrich onu öldürmeye çalışmış. Buraya kadar tamam. Peki ya sonra?
  • Peter Doppler, Mads’in cesedi portaldan düştüğünde neden eşinden önce Tronte’yi aradı? Olayları eşine anlatması daha kolay olmaz mıydı?
  • Zamanda yolculuk eden bu insanların varlıkları zamanı neden değiştirmiyor? Sadece bazı noktalarda müdahil olup değiştirebildiklerini gördük. Olacaklara daha doğrusu olması gerekenlere müdahil olabiliyorlar. Ulrich’in telefonu, saatçiye verilen kitap ve taslaklar, Mikkel’in Jonas’a mektubu ya da bir çok kişide gördüğümüz “Zaman Yolculuğu” kitabı gibi maddeler elden ele dolaşıp her şeyi birincil derecede etkiliyor, diğer şeyler neden etkilemiyor?
  • İnsanlar her seferinde aynı şeyleri mi seçiyorlar? Sanki sürekli tekrar ediyormuş gibi bıraktılar bu döngüyü. Hiç farklı karar veren yok mu? İnsanların özgür iradeleri olmadığına bir vurgu mudur bu?
  • Ayrıca enteresan bir inanç felsefesi var dizide. Tanrı var mı? Planı var mı? Özgür irademiz var mı yoksa ne yaparsak yapalım, oynamamız gereken rolü mü oynuyoruz hayatta?

Gibi gibi bir sürü soru var aklımda. Ayrıca bence bu hikayede savaşan sadece iki cephe yok. Büyük ihtimalle dizi devam ederse 2. sezonda farklı cephelerle de tanışacağız.

Enteresan bir hissi var dizinin, ilk sezonu hakkıyla hatırlıyor olursam, ikinci sezonu da takip ederim belki.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.