Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

İş Arama Maceraları Bölüm 4: İlanlar

Artık sadece çıkarım yapmak için ilan takip eder oldum. İlanların ihtiyaçlardan doğduğunu düşünürdüm. Bir iş yerinde açık mı var, hemen ilan verilirdi bence. Ya insanların ihtiyaçları çok değişmiş ya da üst kalibredeki işler kimseye duyurulmadan hemen sahibini buluyor. Üretime dair hiçbir ilan yok. Tüm ilanlar satış elemanı arıyor, yaşlı ya da bebek bakıcısı arıyor, sosyal… Continue reading İş Arama Maceraları Bölüm 4: İlanlar

Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı? Vol.2

Kendi işinizi kurduğunuzu düşünün. Hayal bu ya, oldukça önemli bir pozisyon için işe alım yapmanız gerekiyor olsun. Onlarca belki de yüzlerce aday, bu pozisyon için başvuru yapmış olsun. Bu adayların içinde Türkiye’deki çok önemli üniversitelerden derecelerle mezun olmuş kişiler olduğu gibi, hiçbir üniversitenin kapısından bile geçmemiş ama kendisini çok iyi yetiştirmiş, pozisyonun bulunduğu alanın uzmanı… Continue reading Okullu Olmak mı Alaylı Olmak mı? Vol.2

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

İçerik Yazarı Olmak

Her işin içini boşaltan, onun değerini düşüren, onu önemsizleştiren insanlar var tabii. Bütün forumlarda, sözlüklerde gördüğüm ya da günlük konuşmalarda en çok duyduğum şey insanların freelance yani mekan ve zaman sınırlaması olmadan çalışmak istemeleri. İnsanlar mevcut bir işleri olsa da olmasa da freelance çalışmak istiyorlar. "Oturdukları yerden para kazanmak" istiyorlar. Freelancerların oturdukları yerden para kazandıklarını… Continue reading İçerik Yazarı Olmak

Günlük, Kendime Not, İstanbul'da Yaşamak

Oh! Oksijen mi O?

Bugün ilk kez dışarı çıktım. Dışarı çıktım derken öyle büyük beklentilere girmeyin sakın. Çok minik bir tur atıp döndüm. Annemin yardımıyla karşıya geçip parka kadar yürüdük. Sonra da eve döndük. Yürüdüğümüz yol çok çok azdı ama eve dönmemiz yarım saat ya da kırkbeş dakika falan sürdü sanırım =) Kaldırımlar ve merdivenler adeta bizi zorlamak için… Continue reading Oh! Oksijen mi O?

Günlük, Kendime Not

Küçük Küçük Kendini Şımartma Görevleri

Instagram'da dolaşırken bulmuştum Deniz Alayat'ın sayfasını. Takip ettiğim birbirinden farklı (ama özünde aynı olan) insanların, zamanla bir bütün haline gelmesine bayılıyorum. Ayça Şen'in gösterisinde Deniz Bolsoy Erdem'i gördüğümde, İlkay Akbay'ın gönderilerinde Deniz Bağan'ın yorumlarını gördüğümde inanılmaz mutlu oluyorum. Gerçekten de doğru frekanslar birbirlerini çekiyorlarmış diyorum. Buna inanıyorum ve o frekansa çıkmak için bir nedenim olmuş… Continue reading Küçük Küçük Kendini Şımartma Görevleri