Erasmus, Günlük, Marvel

Macera Başladı: 72. Gün

İtalya’ya geldim diye tabii ki hobilerimden mahrum kalacak değildim. Daredevil’ın 3. sezonu düşer düşmez ben de her nerd gibi ekran başındaki yerimi aldım. İyi ki de almışım. Ne muhteşem sezon olmuş öyle be!

Bu noktada spoiler uyarımı vereyim de sonra kimseyle papaz olmayayım.

daredevil3_fhd

Bu sezonu izlemekten inanılmaz keyif aldım. Gerek ince ince işlenmiş psikolojik altyapısı olsun, gerek karakterlerin ve olayların gelişimi olsun, gerekse dövüş koreografileri olsun dizinin sezon finalini izlerken bittiğine üzüldüm bile diyebilirim.

Her şey mükemmel değildi elbette. Agent Nadeem karakteri beni sinirimden ikiye ayırdı. Her dizide böyle bir karakter koymasalar olmuyor. At gözlüklü ve ilk bakması gereken yere son bakan bir şark kurnazı dedektif. Bu kez bir arkaplan hikayesi de vermişler sağolsunlar. Tabii ki yaptığı saçmalıkları “ailesi için” yapıyor. Önce oğluna ve eşine güzel bir hayat vermek için, sonra onları kötü adamların elinden kurtarmak için.. Bu durumun bir sonunun gelmeyeceğini anlayınca da canından oluyor.

Tabii bu tarz kanser anları bir tek o yaratmıyor, Karen Page de bu senaryolardan nasibine düşeni alıyor. Gerçi mutluyum da geçen sezonlarda herkesin böyle anları vardı. Şimdi sanki hepsini Nadeem’de toplamış gibi olmuşlar. Foggy’nin kardeşini falan saymıyorum bile. Onlar apayrı bir hikaye. Karen sonra gönlümüzü on numara aldı ama onu da belirtmeden geçmeyeyim.

Gelelim bir türlü bitirmenin mümkün olmadığı Wilson Fisk ve eşrafına.. Wilson Fisk ile Matt Murdock’un karşılaştığı tüm sahneler efsaneydi ya efsaneydi. Hele o sezon finalindeki sahneler! Çok dayak döndü ama bu kez, öyle böyle değil, garibim Daredevil 3 sezonluk dayak yedi neredeyse. Kingpin’in dövüş sahneleri de her ne kadar benim için izlemesi zor olsa da çok başarılıydı. Dizinin tüm akışını çok sevdim.

daredevil3.1_fhd

Ve Daredevil 3. sezonun Anakin Skywalker’ı… “Bütünün iyiliği” adına çalışan FBI ajanı “sosyopat” Ben Pointdexter’ın, önce Kingpin’in tetikçisi sonra da Bullseye olmaya giden yolunu ilgiyle izledim. Hayatta tutunacak dalı olmayan bu adam beni derin şeyler düşünmeye sürükledi. Kötülük doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı olur? Bir kere büyük bir yara alıp travmayı atlatamayan kötü insanların iyileşmesi mümkün müdür?

Biraz daha düşünmem gerek bu konuyu sanırım.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Filmler, Listeler, Marvel

Evlat Olsa Sevilmeyecek 11 Marvel Karakteri

Liste yaparken ne kadar eğlendiğimi hatırlayınca, bir liste daha yapmak istedim. Benim gibi Marvel Sinematik Evreni’ne aşık birinin sevmediği karakterler var mıydı acaba? Ahh ahh.. Olmaz mı? Hem de kimler neler var… En az sevmediğimden en çok sevmediğime (hatta tiksindiğime) giden 11 kişilik bir liste yaptım. HAKLI SEBEPLERİM VAR İNANIN!

11. Ned

Bir hikayenin sidekick’i, yancısı bu kadar mı sevilemez? Gerçekten bu kadar sevilemez. Özellikle süperkahraman hikayelerinde bir tane bile sevmediğim yancı olacağını sanmazdım. Ned ile tanışana kadar. Ned’i o kadar antipatik buluyorum ki, bu durum Flash karakterine bile daha fazla sempati duymamı sağladı. Diğer versiyonlarında Flash, zorbanın, uyuzun tekiydi ve hiç sevmezdim. Bravo Ned, bana Flash’ı sevdirdin, bu başarı senin =/

ned_fhd

 

10. Falcon/Sam Wilson

Sam Wilson karakteri seriye girdiğinden beri bir türlü sempati duyamadım. Çok uğraştım, çok didindim ama ne karakterinde ne de hikayesinde sevilecek bir taraf bulamadım. Derinliği yok, amacı yok, bir numarası da yok, çaylak Ant-man’e bile yenildi. Bu yüzden BİZIMLA DEYİLSİN, SAM!

falcon__fhd

 

9. Nebula

Çok gereksiz bulduğum Guardians of The Galaxy serisinde Thanos’un kızı olarak tanıdığımız Nebula, şimdiye kadar sürekli beylik beylik konuşup, doğru düzgün bir atraksiyona giremeyen bir kızkardeşimiz. En son Avengers: Infinity War‘da felaket tellallığı dışında pek de faydası dokunmadığını izledik. İlk gördüğümüzde esir düşmüş, Gamora’nın Soulstone’un yerini bildiğini açık etmişti. İkinci gördüğümüzde de düşmanı olduğu babası Thanos’u etkisiz hale getirmeye yardım edeceğine, alemlerin en gerizekalı “celestial”i Star-Lord’u coşturmakla meşguldü.. Şimdi bu karakterin nesini sevelim?

nebuka_fhd

 

8. Drax

Guardians of the Galaxy serisini sevmediğimi her fırsatta söylüyorum sanırım. Çok çocukça ve içi boş geliyor bana. Tam bir vakit kaybı. Ama gerçekten seriye dair bir şeyler verirlerse bütünlük bozulmasın diye izliyorum. Groot dışında biraz da Rocket Racoon’u seviyorum. Drax’sa mizahını anlamlandıramadığım pek de sevmediğim karakterlerde başı çekiyor.

drax_fhd

 

7. Quicksilver/Pietro Maximoff

Quicksilver diyince Fox’un X-men’indeki versiyonunu tercih ederim. Avengers: Age of Ultron‘da bu iki ergen kardeşle tanıştığımız an içime daral basmaya başlamıştı. Tüm film boyunca yanlış seçim yapmayı başarması, Hawkeye’ın tek hikayesinin bununla olan mücadelesinden gelmesi, kötü aksanı filmin sonunu zor getirmeme neden oldu. Neyse ki film sonunda ilk kez bir işe yardı da devam filmlerinde kendisini bir daha görmedik..

quicksilver_fhd

 

6. Ghost/Ava Starr

Marvel’ın en antipatik kötüsü Ghost olsa gerek. Özellikle Hela, Killmonger ve Thanos kadar mükemmel yaratılan kötü karakterlerden sonra bu kadar tek boyutlu, sevimsiz, amacı anlaşılamayan bir kötü seçmeleri büyük talihsizlik olmuş.

ava_starr_fhd

 

5. General/Savunma Bakanı Ross

General Ross’u ilk olarak The Incredible Hulk‘da görmüştük. Gözbebeğimiz Edward Norton’ın canlandırdığı Bruce Banner’ın biricik aşkı Betty Ross’un babası olan General Ross, Hulk serisinin parçalanmasıyla yine de evrende kalmayı başarmıştı. Hem de savunma bakanı olarak. Bu serinin parçalanması zaten fanlar için çok üzücüydü. Hem muhteşem bir Bruce Banner’dan, hem dünya güzeli bir Betty Ross’dan olmamız yetmiyormuş gibi, bir de ilerleyen zamanlarda “zorla” Bruce Banner&Natasha Romanoff “yakınlaşması”na maruz kaldık. Bu koca bir mutsuzlukken Ross, generalken yarattığı sorunlar yetmiyormuş gibi, şimdi savunma bakanı olarak sorunlar yaratmaya devam ediyor. Sokovia Anlaşması’nı kahramanların arasına sokmak vs gibi…

ross_fhd

 

4. Winter Soldier/Bucky Barnes

Captain America: The First Avenger’ı izlediğimde Bucky’e az da olsa sempati duymuştum. O da Captain America’ya olan sevgimden kaynaklanıyordu bence. Captain America: The Winter Soldier geldiğindeyse karakter beni germeye başladı. Her filmi birkaç kez izlemiş biri olarak, belki sevecek bir şey bulurum diye her izlediğimde yine karakterden soğudum. Yağlı saçlarından mı dersiniz, sürekli Captain’ı kenara sıkıştırmasından mı, her seferinde kazık atıp gitmesinden mi bilmiyorum. Captain America’nın 3. filmi Captain America: Civil War‘u izlediğimdeyse bende tüm ipler koptu. Ama bu kez doğrudan Bucky’nin yağlı saçları ya da şizofrenik katil kişiliği ile alakalı değildi durumlar. Kutsalım, Tony Stark’ıma dokunmuşlardı. Avengers ekibine yemeyip yediren, giymeyip giydiren, kalacak yerlerinden giyecekleri kostüme kadar her şeyi hazır eden, tüm adımlarını onlar yani “arkadaşları” için atan Tony Starkcığıma bu yağlı saç yüzünden cephe almışlardı =( YATACAK YERİNİZ YOK ALLAHIN CEZALARI. Captain’ı diğer listeden çıkarıp bu listeye mi eklesem acaba?…

bucky_fhd

 

3. W’Kabi

Black Panther’in sadık dostu sandığımız W’Kabi’nin zamanı geldiğinde ona arkasını döneceğini hatta silahını çekeceğini nerden bilebilirdik? Lanet W’Kabi, kendi kişisel hırsları yüzünden hem eşi Okoye’ye, hem “dostu” T’Challa’ya hem de vatanı Wakanda’ya oldukça büyük zararlar veriyor. Dostu T’Challa yerine yoktan çıkıp gelen Erik Killmonger’a güvenip onunla birlikte hareket etmeye, kendi insanına saldırmaya başlıyor. Erik’in en azından haklı sebepleri varken ve yine de belli onurlu kodlar çerçevesinden savaşıp sonunda da yine onuruyla ölürken W’Kabi tam bir pislik çıkıyor. Kabilesini, diğer kabilelerle savaşa sürüklüyor, T’Challa’ya ve Wakandalılar’a saldırıyor. Bu yüzden listeye 3. sıradan giriş yapıyor.

w'kabi_fhd

 

2. Scarlet Witch/Wanda Maximoff

En nefret ettiğim iki karakterden biri. Bir numaradan mı daha çok nefret ediyorum Wanda’dan mı karar veremiyorum çoğu zaman. Avengers: Age of Ultron’da gördüğüm andan beri kardeşinden de Wanda’dan da hiç hoşlanmadım. Korkunç aksanı, kibri, kontrolsüz gücü, sayısız hatası ve insanlara zarar veriyor olması (onu seven gariban Visioncığım dahil) gibi özellikleri yüzünden hiç ısınamadım, ısınamıyorum da. Avengers 4’da umarım dönmez, ölümü kalıcı olur dediğim iki karakterden biri. İkincisi de aşağıda..

scarlet_witch_fhd

 

1. Star-Lord/Peter Quill

Bugüne kadar izlediğim, yaratılmış en gerizekalı karakter Peter Quill olabilir. Hatta daha ileri gidiyorum, kesinlikle öyle. Sadece Avengers: Infinity War’da yol açtığı olaydan da bahsetmiyorum. Bir mal olarak üstüne düşeni yapıp, Thanos’un kendine gelip kurtulmasını ve evrenin yarısını yok etmesini sağlaması kaçınılmazdı. 14 milyon küsür olasılıktan kazanmalarını sağlayacak tek olasılığın, Star-Lord’un mallığına bağlanması kesinlikle tesadüf değil. Guardians of the Galaxy serisini bir kez sabredip sonuna kadar izlemeyi başarmış herkes buna katılacaktır. Yaşayan bir gezegen olan babası Ego’nun annesini öldürdüğünü duyunca ona silahla saldırmaya çalışan bir mal, başka söze gerek var mı?

starlord_fhd

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Filmler, Marvel

İflah Olmaz Bir Marvel Fanı Olduğumu Biliyor muydunuz?

Robert Downey JR‘a olan aşkım, yılları aştığında ve sadece oynadığı değil içinde bulunduğu her şeyi (klipler, reklamlar, showlar vs) izlemeye başladığımda Iron Man‘i izlememem söz konusu bile olamazdı. Kendisinin bendeki yeri, bloglara sığamayacak kadar büyüktür, anlatmaya çalışsam en az dört gün laptop başından kalkmamam gerekebilir.

Iron Man ile başlayan Marvel sevgimse yıldan yıla gelişerek büyüdü. Hemen hemen her bir karakterine bayıldım (sen hariç Starlord, senin abv!) Mevcut 20 filmi hatmedene kadar izledim. Hatta Avengers 4‘dan önce bilgilerim tazelensin diye en baştan tüm filmleri izleyeme başladım. Yeniden! En baştan!

Yaklaşık 10 yıllık bir zaman diliminde, konuyu ince ince işleyerek öyle güzel bir anlatı dili yarattılar ki hayran kalmamak elde değil. Her bir karakteri gözlerimizin önünde büyüttüler, aşklar yaşattılar, bize sevdirdiler, hata yaptırdılar, affettirdiler. Her bir filmde arkalarından ekmek kırıntıları dökerek takip etmemizi sağladılar. Her bir film farklı puzzle parçalarını bıraktı avuçlarımızın içine. Öyle ki sonunda binlerce parçadan oluşan kocaman ve tamamlanmayı bekleyen bir puzzle yarattılar. Şimdi yaratılan bu büyük masalın en büyük parçası olan Avengers 4’u bekliyoruz. Yapılanların en büyüğü olacak ve anlatının bildiğimiz halini sona erdirecek.

Marvel’ın bu büyük hikayeyi “phase” adı verdikleri parçalara ayırdıklarını duymuşsunuzdur. Captain America: Civil War ile başlayan phase 3 Avengers 4 ile bitecek. Avengers 4 yazıp duruyorum. Çünkü yıl sonuna kadar gerçek ismini öğrenemeyeceğiz.

İlerleyen zamanlarda Marvel ve Avengers ile ilgili daha uzun ve daha farklı yazılar da yazmak isterim. Şimdilik sizi Saklı Kumanda ile Ant-man and the Wasp izleyip yaptığımız inceleme videosuyla başbaşa bırakıyorum. Umarım hoşunuza gider.

Saklı Kumanda ile yaptığımız Ant-man and the Wasp incelemesi

Saklı Kumanda ile yaptığımız olası Avengers 4 bağlantıları teori videosu

 

rdj_kalp_ben

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.