Kendime Not

Bugün Yolculuk Kalbime, Ruhumun İçine

“Kendi hayalimi bulmaya, hayalim için hedefler koyarak peşinden gitmeye, kendimi ancak ve sadece kendime teslim etmeye niyet ediyorum.” 

Bu gerçekten de etiketin hakkını verecek bir konu. Bu gerçekten de kalbimden geçtiği için yazdığım bir niyet. Sadece kendime not. Şu fotoğrafa bakıp, bugünkü hislerimi hatırlasam yeter ❤

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Günlük, Kendime Not

Bugün Macera Yok, Bugün Farkındalık Var

Bugün macera yok, bugün farkındalık var.

Buraya geldikten sonra ağrılarımın geçtiğini biliyor musunuz?

İstanbul’dayken ne kadar kötü hissettiğimi yazmıştım. O sürede o kadar sıkıntı çektim, sancılar, ağrılar derken acile gidip 2 saat bekledim, karşılığında doktorun beni görmesi 2 dakikamızı bile almadı. Üstüne çözüm de bulamadık falan ama buraya gelince ağrılarım azalarak bitti.

Hemen uçaktan iner inmez geçmedi tabii. 36 kilo ile iskeletime zarar vermemem mümkün değildi zaten. Ama geldim, eşyalarımı bıraktım, bir tur attım, havasını soludum. Sonunda burada olduğumu ve yeni bir dünyaya adım attığımı anladım. İşte o an o ağrılar gitti.

Her şey kafamızda bitiyor, hayatı kendimize kendi koyduğumuz kurallarımızla, kendi yüklediğimiz anlamlarla dar ediyoruz. Hiç gerek yok. Esas önemli olan şey nefes alıp ana konsantre olmak. Bu da bana not olarak burada kalsın, bu koşuşturmaca arasında.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Erasmus, Kendime Not

BEKLENEN GÜN GELDİ!

Sonunda vizem geldi! Bugün tarihe geçsin.

Kargoyu korkarak karşıladım. İçini açarken ellerim titriyordu. Vizenin çıktığını görünce içim rahatladı. Aylar süren sıkıntılarım, stresim en sonunda yerini mutluluk ve sakinliğe bıraksın artık. Şimdi koşturarak tüm eksikleri tamamlama zamanı ❤

Eksiklerimin neler olduğunu ve tamamlamak için neler yaptığımı daha sonra ayrıntılarıyla yazacağım.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Günlük, Kendime Not

Kaygı, Korku, Kurgulama

1 seneden fazla hatta neredeyse 2 senedir kendim için meditasyonla ve mindfulness ile ilgileniyorum. Okuyorum, dinliyorum, nefes çalışıyorum. Hatta temel mindfulness için eğitim sertifikası bile aldım. Kısaca elimden gelen her şeyi yapıyorum diyelim.

Hayatımda her şeyi oturtmuştum kendimce. Her bir ses, her bir görüntü, her bir olay karşısında daha hazırlıklı olacağımı düşünüyordum. En azından hazırlıklı olamasam da tüm gücümle ve dirayetimle sakinliğimi koruyacağımı, olgun ve mantıklı davranacağımı düşünüyordum. Yanılmışım. Hiçbir şeye hazırlıklı olamıyorsunuz. Şu son iki ay beni gerçekten çok yıprattı, bu süreçte en çok kendime şaşırdım.

Bu kadar sıkı sıkıya tutup bırakamadığım şey neydi? Beni bu kadar korkutup katatonik hale getiren? Neyden bu kadar korktum da kendime güvenemedim? Bilemiyorum. Hala üzerine düşünüyorum.

Bir önceki yazımda Louise L. Hay’den bahsetmiştim. Bakın “Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri” kitabında benim ağrılarımla ilgili neler diyor:

Eller

Yönüm değişiyor, hayatım değişiyor ve ben bu hayatıma sıkı sıkıya tutundum, konfor alanımdan çıkmaktan ödüm kopuyor.

Burada bitmiyor tabii, bakın parmaklar için neler diyor:

Parmaklar

İşaret parmağım başta olmak üzere, baş parmağım ve yüzük parmağım ağrılar içinde. Bugün sağ elimin başparmağı da ağrımaya başladı.

Hayatta her şey bizim için ve bizimle ilgili. Bir olay olduğunda, başımıza bir şey geldiğinde sebepleri için çok uzağa bakmamıza gerek yok, kafamızı azıcık çevirsek yeter. Bunları biliyorum, bilsem de böyle örnekler yüzüme yüzüme çarpıyor zaten ama hala yüzde yüz hayatıma uygulamakta güçlük yaşıyorum.

Kendimizle olan iletişimimizi asla kesmememiz, hatta bu iletişime ara bile vermememiz gerekir. Yarından itibaren günlük meditasyonlara geri dönüyorum.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Erasmus, Kendime Not

Yol Ayrımı

Madem ne olacağını öğrenmeme aşağı yukarı 24 saat kaldı, ben de gidemezsem ve gidersem yapabileceklerimi buraya not alayım. Böylelikle iki duruma da ne kadar hazır olduğumu görmüş olurum. Ayrıca vakit de biraz daha geçmiş olur.

Gidemezsem Yapabileceklerim

Bu ihtimal gerçekten rahatlatıyor beni. Dün de dediğim gibi, o parayı kaybetmeye razıyım. Hevesim o kadar kaçtı, o kadar her şey belirsizlikle süslendi ki inanılmaz yoruldum. Yıllarca Erasmus Ofisi’nde çalışan bir arkadaşım her Erasmus öğrencisinin bu durumu yaşadığını, bu ruh hallerinden geçtiğini ve bir kere gidince kesinlikle dönmek istemediğini söylüyor. Ona inanıyorum. Belki de dönmek istememekten korkuyorum bilemiyorum. 6 ay sonrasının Türkiye’sinin nasıl olacağını bilen var mı? Neye döneceğim bile belirsiz. Akıl sağlığımı nasıl koruyacağım bilemiyorum. Neyse bunları şimdi düşünmeyeceğim. Şimdi gidemezsem neler yapabilirim onlara bakacağım.

  • Kendime bir masaj ısmarlayacağım.
  • Güzel bir tatil yapacağım. Bu sene Bodrum’a gidemedim, bunun için üzülüyordum.
  • Memlekete gidip büyüklerimi göreceğim.
  • Mutlaka yurtdışı turu yapacağım, mutlaka.
  • Dansa devam edeceğim.
  • Pilatese/Yogaya devam edeceğim.
  • Yeni bir dil öğrenmeye başlayabilirim.
  • CVmi yenileyip iş başvurularında bulunacağım.
  • Tezimi bitireceğim.

Gidersem Yapabileceklerim

İşte bu kısım tam bir muamma. Derslerimi verdiğim için tezimi çalışacağım. O yüzden öyle sürekli okula gitmemi gerektirecek bir tempom olmayacak. Düşündüğümden daha çok boş zamanım olacak.

  • Tezimi bitireceğim.
  • O sırada İtalya’yı gezerek İtalyan kültürünü öğrenebilirim diye düşünüyorum.
  • Çalışma iznim varsa bir yerlerde çalışabilmeyi umuyorum. Hem de para kazanmış olurum. Maaşlı bir iş olursa şahane olur ama staja da varım diyorum!
  • Kazanacağım paralarla da gezeceğim alanlar sadece İtalya ile sınırlı kalmasın istiyorum. Avrupa’yı da keşfedeyim, gezmediğim yer kalmasın istiyorum.

Kendimi alternatif evrenlere eğilen bir filmin başrol oyuncusuymuş gibi hissediyorum. Ne karar verirsem diğer tarafı tamamen kaybedeceğim. Belki oradan devam eden başka bir alternatif evren var ama onu hiçbir zaman göremeyeceğim. 

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.