Günlük, İstanbul'da Yaşamak

Karamsar Yazılara Son -En Azından Bayram Boyunca-

Adında “Harikalar Diyarı” geçen bir blog için ne kadar karamsar yazılar oldu, farkında mısınız?

Bunlara hep kolektif bilincin neden olduğuna inanıyorum. İnsanlar geriliyor, gerildikçe bu gerilimi yayıyorlar. En sakinlerimiz bile bu ruh halinden üstüne düşeni alıyor. Bizler de bu gerilimin yayılmasına katkıda bulunuyoruz. Hepimiz kötüyü düşünmeye ve ona ayna tutmaya çok meyilliyiz. Hepimiz aslında kendimizden ve potansiyelimizden çok korkuyoruz ve bu korkunun bizi küçük, güçsüz kişilere çevirmesine izin veriyoruz.

Halbuki herbir “Bittik, yandık, mahvolduk” diye düşünene karşı, bir kişi de “oh be şükürler olsun” dese, zincir bir yerde kırılacak. Ama hiçbirimiz bunun da bir yol olduğunu göremiyoruz. İyiyi düşünmüyoruz, iyiye yormuyoruz. Bu bir kültür ya da nesilden nesile aktarılan bir kod. Bilmiyorum ama bizim artık bunu kırmamız gerek, bunu biliyorum.

Her şey kollektifin suçu değil tabii ki. Öncelikle bireysel bazda bakmak lazım. Son 2 hafta, ben de o “bittik, yandık, mahvolduk”çulardandım. Ama bitmiyoruz, yanmıyoruz, mahvolmuyoruz. Hayatta her şey bizim için ve her zaman bir çıkış yolu vardır. Bu tarz korkuları ve endişeleri besleyerek sadece kendi potansiyelimizi bulma süremizi uzatıyoruz. Dünya dönmeye, insanlar yaşamaya devam ediyor. Bu on sene sonra da böyle olacak, yüz sene sonra da bin sene sonra da. Bir şekilde yaşam devam edecek. Nasıl bir değişim, dönüşüm, evrimleşme olur bilmiyorum ama yaşamın sonsuzluğuna inanıyorum.

Kafamızı kaldırıp biraz düşünsek, bir denize baksak ya da muhteşem bir hayal kursak, her şey değişir. Deneyelim mi?

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.
Günlük

Peki Bu Arada Zaman Nasıl Geçiyor?

Perugia Üniversitesi bana İtalyanca kursu isteyip istemediğimi sorduğunda, kurs için normalden erken gitmem gerektiğini biliyordum. Yine de istediğimi belirttim. Akademik yıl eylülün 3. haftası gibi başlayacak, dil kursu ise 3. günü.

Eylülün 3’ünü Beklerken Neler Yapıyorum?

  • Bana yurt çıkmazsa kalabileceğim alanları araştırıyorum. Özel yurtlar, evler (ev arkadaşları), airbnb falan ne çıkarsa bahtıma artık.
  • Harçlık çıkarması açısından freelance minik işler yapıyorum. (İçerik yazarlığı, editörlük vs)
  • Evde bulunan ve asla kullanmadığım ya da artık kullanmak istemediğim şeyleri satışa çıkarıyorum. Bu uygulamalar hakkında baya tecrübe sahibi oldum ama hala hiçbir şey satmadım =))
  • Uzuuun zamandır istediğim bu bloğu açıyorum.
  • Haftada iki gün pilates yapıyorum.
  • Her gün meditasyon yapıyorum, kitap okuyorum.
  • İzlemek istediğim ama bir türlü yetişemediğim filmleri/dizileri izliyorum.
  • Daha çok sinemaya gidiyorum.
  • Latin dans gecelerine katılıyorum.
  • Ailemle vakit geçiriyorum. İhmal ettiğim arkadaşlarımı, sevdiklerimi görüyorum. En önemlisi de bu madde, çalıştığımız yerler ruhumuzu çalıyor. O kadar mutsuz ve yorgun ayrılıyoruz ki hiç kimseye vakit ayırmak istemiyoruz. İnsan 5 yıl boyunca arkadaşını görmez mi ya? Görmüyormuş işte. Başkası söylese dalga geçerim.
  • Bol bol İtalyanca çalışıyorum. İki akşam kursa gidiyorum. Kalan vakitlerde de Youtube’dan dinleme egzersizi yapıyorum. İnternet koca bir mecra, dil egzersizi için bulunmaz bir kaynak. Belki bir gün en iyi kaynakları açıklayan bir yazı da yazarım. 
  • Fırsat ve imkan buldukça tatile gidiyorum. Olmadı bir sahilde piknik yapıyorum. Ruhumu besliyorum.

Bir de şimdi Perugia’ya giden en kısa ve en ekonomik yolu bulmak zorundayım. Bugün tüm günümü buna ayıracağım. Bir uçak bir tren yolculuğu görünüyor bana.

Ekran Alıntısı 02

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2018 – Tüm Hakları Saklıdır.